Yeni bir marka başvurusu kendi markanızla çakışıyorsa, tescil edilmeden önce buna itiraz edebilirsiniz; bunun için kullanılan araç marka itirazıdır. Türkiye’de marka itirazı, başvurunun Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasından itibaren iki ay içinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan resmi bir itirazdır. Bu süre kaçırılırsa marka genellikle tescile doğru ilerler. Bu rehber, Türkiye’de marka itirazı nasıl yapılır sorusunu, dayanabileceğiniz gerekçeleri, süreleri, ücretleri ve güçlü itirazları bile boşa çıkaran hataları anlatır.
Aşağıdaki ücretler ve süreler bu makalenin yazıldığı tarih itibarıyla günceldir. Resmi ücretler ve usul kuralları zamanla değiştiği için, harekete geçmeden önce kesin bilgileri bir avukatla teyit edin.
Türkiye’de Marka İtirazı: Kısa Cevap
Türkiye’de marka itirazı, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan yayımlanmış bir başvuruyu reddetmesini isteyen yazılı bir itirazdır ve katı bir iki aylık süre içinde yapılması gerekir. Süreç, Türkiye’de markaları düzenleyen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde yürütülür. Bir başvuru, kurumun kendi incelemesini geçtikten sonra Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanır ve bu yayım süreyi başlatır. Herhangi bir ilgili üçüncü kişi bu noktada itiraz dosyalayabilir, hukuki gerekçelerini ortaya koyabilir, delil ekleyebilir ve resmi ücreti ödeyebilir. Başvuru sahibine cevap verme fırsatı tanınır. Markalar Dairesi ardından karar verir ve her iki taraf da bu karara itiraz edebilir. Karmaşık görünse de, sırasını öğrendiğinizde her aşama öngörülebilir hale gelir.
Türkiye’de Marka İtirazı Nedir?
Türkiye’de marka itirazı, bir üçüncü kişinin, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde hukuki gerekçeler öne sürerek bekleyen bir başvurunun tescil olmasını engellemesini sağlayan resmi usuldür. Bu bir mahkeme davası değildir. Kurum içinde yürütülen idari bir işlemdir ve TÜRKPATENT olarak kısaltılan Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yürütülür; çakışan bir markayı sicilden uzak tutmanın genellikle en hızlı ve en ucuz yoludur.
Tescili iki aşamalı bir kapı gibi düşünün. Önce uzman, başvuruyu tanımlayıcı veya yanıltıcı markalar gibi mutlak ret nedenlerine göre inceler. Başvuru bu aşamayı geçerse, önceki hak sahiplerinin tepki verebilmesi için yayımlanır. Bu yayım aşamasında yapılan bir marka itirazı, sizin resmi tepkinizdir. Bu itiraz yapılmazsa, kurum başvuruyu nispi ret nedenlerine göre kendiliğinden reddetmez; çünkü bu nedenler sizin önceki haklarınıza bağlıdır ve kurum bunları sizin adınıza takip etmez. Sessiz kalmak rıza gösterilmiş sayılır.
Türkiye’de Marka İtirazı Gerekçeleri
Türkiye’de marka itirazı gerekçeleri iki geniş gruba ayrılır: önceki haklara dayanan nispi nedenler ve markanın kendi niteliğine dayanan mutlak nedenler. İtirazların çoğu ilk gruba dayanır. Markayı beğenmediğiniz için itiraz edemezsiniz; 6769 sayılı Kanun uyarınca hukuki bir dayanağınız olması gerekir. Yaygın gerekçeler şunlardır.
- Karıştırılma ihtimali. Başvurusu yapılan marka, önceki markanızla aynı veya benzer olup aynı veya benzer mal ya da hizmetleri kapsıyorsa, halk iki markayı karıştırabilir.
- Aynı mal için aynı marka. Sonraki bir başvuru, aynı mallar için tescilli markanızı birebir kopyalıyorsa, bu en açık durumdur.
- Tanınmış markalar. Markanız Türkiye’de tanınmışsa ve yeni başvuru farklı mallarda bile olsa bundan haksız yarar sağlayacak veya itibarına zarar verecekse.
- Önceki tescilsiz hak veya ticaret unvanı hakları. İşareti başvuru tarihinden önce ticarette kullanmış ve sonraki markanın ihlal edeceği haklar kazanmışsınızdır.
- Kötü niyet. Başvuru, gerçek hak sahibini engellemek veya tanınmış bir yabancı markadan yararlanmak gibi kötü niyetle yapılmıştır.
Mutlak nedenler de bir itirazı destekleyebilir; örneğin marka tanımlayıcı, jenerik veya yanıltıcı ise. Türkiye’de marka itirazı gerekçelerinden birden fazlasını ileri sürdüğünüzde, kurum her birini sırayla inceler; bu yüzden iyi hazırlanmış bir itiraz, tek bir argümana bel bağlamak yerine uygun olan her dayanağı ortaya koyar.
Türkiye’de Marka İtiraz Süresi
Türkiye’de marka itiraz süresi, başvurunun Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı tarihten itibaren iki aydır ve uzatılamaz. Bu, tüm sürecin en önemli tarihidir. Süre geçerli bir itiraz yapılmadan dolarsa, kurum tescile doğru ilerler ve elinizdeki çözüm daha maliyetli bir hükümsüzlük veya iptal davasına kayar.
Türkiye’de marka itiraz süresi kısa ve sabit olduğu için, takip önemlidir. Bülten düzenli olarak yayımlanır ve yeni başvurular bir belge çıkmadan çok önce Bülten’de görünür. Birçok marka sahibi, çakışan başvuruların günler içinde fark edilmesini sağlamak için bir izleme hizmeti kurar; böylece aceleye getirilmiş değil, sağlam bir itiraz hazırlamak için yeterli zaman kalır. Karanfiloglu Hukuk Bürosu’ndaki uygulamamızda, bir müşterinin itiraz şansını kaybetmesinin en yaygın nedeni zayıf bir dosya değil, kimsenin takip etmediği kaçırılmış bir yayımdır.
Türkiye’de Marka İtirazı Nasıl Yapılır, Adım Adım
Türkiye’de marka itirazı nasıl yapılır sorusunun cevabı, her biri kendi evrakına sahip ve Türk Patent ve Marka Kurumu’na yönelik beş somut adıma dayanır. Süreç belgeye dayalıdır, bu yüzden hazırlık hızdan daha çok önem taşır.
- Süreyi ve hedefi belirleyin. Başvuru numarasını ve Resmi Marka Bülteni’ndeki yayım tarihini tespit edin, iki aylık son tarihi kesin olarak hesaplayın.
- Gerekçeleri ve delilleri oluşturun. Hangi gerekçelerin uygulanacağına karar verin, ardından kanıt toplayın: önceki tescil belgeleriniz, kullanım kanıtı, satış rakamları, reklam faaliyetleri ve tanınmışlık iddiası için daha geniş bilinirlik materyalleri.
- İtiraz dilekçesini hazırlayın. Önceki hakları belirten, mal ve hizmetleri sınıf sınıf eşleştiren ve karıştırılma ihtimalini veya seçilen diğer gerekçeleri savunan gerekçeli bir dilekçe hazırlayın.
- Resmi ücreti ödeyin ve çevrimiçi başvurun. İtirazı ve eklerini kurumun elektronik sistemi EPATS üzerinden gönderin ve süre dolmadan itiraz başına alınan ücreti ödeyin.
- Başvuru sahibine bildirimi bekleyin. Kurum itirazı başvuru sahibine tebliğ eder, sahibine cevap verme süresi tanınır ve dosya inceleme aşamasına geçer.
Belirli bir gerekçenin başarılı olup olmayacağı, markaların benzerliğine, malların örtüşmesine ve delillerinizin gücüne bağlıdır; bir avukat, başvuruyu yapmaya karar vermeden önce durumu kısa bir görüşmede değerlendirebilir. Bu aşamada sınıfları ve argümanları doğru belirlemek, ikna edici bir itirazı sıradan bir formaliteden ayıran şeydir.
Başvurduktan Sonra Ne Olur
İtirazı yaptıktan sonra Türk Patent ve Marka Kurumu başvuru sahibine bildirimde bulunur; başvuru sahibi cevap verebilir ve bazı durumlarda önceki markanızın gerçekten kullanıldığına dair kanıt talep edebilir. Markanız, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde en az beş yıldır tescilliyse, başvuru sahibi kullanım ispatı talep edebilir ve bu durumda ilgili mallar için gerçek kullanımı göstermeniz ya da kullanmamak için haklı bir sebep açıklamanız gerekir. Geçerli bir kullanım ispatı talebini karşılayamamak, markalar birbirine yakın olsa bile itirazı kaybettirebilir.
Her iki taraf da dinlendikten sonra Markalar Dairesi dosyayı inceler ve itirazı tamamen veya kısmen kabul eden ya da reddeden bir karar verir. Kaybeden taraf bu sonuçla sınırlı kalmaz. Her iki taraf da karardan itibaren iki ay içinde kurumun üst inceleme organı olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na itiraz edebilir. Kurul’un kararı idari yolu sona erdirir. Hâlâ tatmin olmadıysanız bir sonraki adım, bu tür uyuşmazlıklara bakan uzman mahkemeler olan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri önünde bir iptal davası açmaktır.
Süreç ve Maliyetler
Çoğu itiraz, haftalar değil aylar içinde karara bağlanır; ancak kesin süre kurumun iş yüküne ve dosyanın temyiz edilip edilmediğine bağlıdır. Başvurunun kendisi iki aylık yayım süresi içinde yapılmalıdır, ancak sonrasındaki karar daha uzun sürer. Kaba bir tahmin olarak, ilk derece itiraz kararı genellikle altı ila on iki ay içinde gelir ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na yapılan bir temyiz buna birkaç ay daha ekleyebilir. Bu süreleri gösterge olarak değerlendirin, çünkü işlem süreleri iş yüküne göre değişir.
Maliyet konusunda, resmi ücreti profesyonel ücretlerden ayırmak faydalıdır:
- Resmi itiraz ücreti. Türk Patent ve Marka Kurumu, her yıl güncellenen ve itiraz sırasında ödenen sabit bir ücret talep eder.
- Temyiz ücreti. Dosya Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na giderse ayrı bir resmi ücret uygulanır.
- Tercüme ve delil masrafları. Yabancı belgeler ve kullanım delilleri genellikle tercüme gerektirir ve tanınmış marka iddiaları önemli miktarda destekleyici materyal isteyebilir.
- Profesyonel ücretler. İtirazı hazırlaması ve savunması için bir avukat veya marka vekili görevlendirirseniz, ücretleri kurum masraflarından ayrıdır.
Resmi ücretler her yılın başında güncellendiğinden, internette okuduğunuz herhangi bir rakamı yalnızca bir başlangıç noktası olarak değerlendirin ve bütçe yapmadan önce güncel tutarı teyit edin.
Marka İtirazı Yaparken Yapılan Yaygın Hatalar
Başarısız itirazların çoğu, önlenebilir birkaç hatadan kaynaklanır. Her birinin basit bir çözümü vardır.
- İki aylık süreyi kaçırmak. Türkiye’de marka itiraz süresi uzatılamaz, bu yüzden geç yapılan bir başvuru basitçe reddedilir. Bülten’i takip edin ve başvuruyu fark ettiğiniz gün son tarihi ajandanıza yazın.
- Yanlış sınıflara itiraz etmek. Asıl riskli örtüşme komşu bir sınıfta iken yalnızca kendi sınıfınıza itiraz etmek bir boşluk bırakır. Mal ve hizmetleri tüm liste boyunca dikkatlice karşılaştırın.
- Zayıf kullanım veya tanınmışlık delili. Yalın iddialar kurumu nadiren ikna eder. Karıştırılma veya tanınmışlık iddiasını tarihli faturalar, reklamlar ve piyasa delilleriyle destekleyin.
- Kullanım ispatı talebini görmezden gelmek. Markanız en az beş yıldır tescilliyse ve başvuru sahibi kanıt istiyorsa, sessiz kalmak davayı kaybettirir. Başvurudan önce kullanım delillerinizi hazırlayın.
- İtirazı son çare olarak görmek. Bazı marka sahipleri bekler, sonra tescilli markayı mahkemede iptal etmeye çalışır; bu daha yavaş ve daha pahalıdır. Daha ucuz idari yol açıkken önce itiraz edin.
Karanfiloglu Hukuk Bürosu’ndaki uygulamamızda, başarılı olan itirazlar neredeyse her zaman delillerin dilekçe hazırlanmadan önce düzenlendiği, son tarih yaklaşırken telaşla bir araya getirilmediği dosyalardır.
Özet
Türkiye’de marka itirazı yapmak, çakışan bir başvurunun tescil olmasını önlemenin pratik yoludur ve tüm süreç tek bir tarihe bağlıdır: markanın Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasıyla açılan iki aylık pencere. Doğru gerekçeleri seçin, malları sınıf sınıf eşleştirin, dosyayı gerçek delillerle destekleyin ve son tarihten önce Türk Patent ve Marka Kurumu üzerinden başvurun. İlk karar aleyhinize çıkarsa, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu ve ardından Ankara’daki fikri mülkiyet mahkemeleri açık kalır. Ücretler ve işlem süreleri değiştiği için, başvurmadan önce kendi uyuşmazlığınıza ilişkin kısa bir inceleme, net bir kazanç ile kaçırılmış bir fırsat arasındaki farkı yaratabilir.
İstanbul’da Bir Avukatla Görüşün
Kendi durumunuz hakkında görüş almak isterseniz, Karanfiloglu Hukuk Bürosu, Türkiye genelinde yabancılara ve Türk müşterilere hizmet veren, İstanbul’da kayıtlı bir hukuk bürosudur. Bize +90 532 659 35 11 numaralı telefon veya WhatsApp hattından, [email protected] adresinden e-posta yoluyla ulaşabilir veya Mecidiyeköy Mah. Büyükdere Cad. No:67-71, Alba İş Merkezi, Kat:8, Şişli, İstanbul adresinden bizi ziyaret edebilirsiniz. Durumunuzu görüşmek için bizimle iletişime geçin.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye’de marka itirazı yapmak için ne kadar süreye sahibim?
Türkiye’de marka itirazı yapmak için, başvurunun Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı tarihten itibaren iki ayınız vardır. Bu süre uzatılamaz; süre geçtikten sonra kurum başvuruyu tescile doğru ilerletir ve tek çareniz daha maliyetli bir iptal veya hükümsüzlük davası olur.
Türkiye’de marka itirazını kim yapabilir?
İlgili herhangi bir üçüncü kişi itiraz edebilir; en sık önceki bir markanın, önceki bir başvurunun, tanınmış bir markanın veya ticarette kullanılan tescilsiz bir işaretin sahibi itiraz eder. Türk bir şirket veya Türkiye’de mukim olmanız gerekmez, ancak yabancı sahipler genellikle kurum nezdinde başvurmak ve kendilerini temsil ettirmek için yerel bir marka vekili veya avukat görevlendirir.
Türkiye’de marka itirazının başlıca gerekçeleri nelerdir?
Türkiye’de marka itirazının başlıca gerekçeleri, önceki bir markayla karıştırılma ihtimali, aynı mallar için aynı marka, tanınmış bir markanın korunması, önceki tescilsiz veya ticaret unvanı hakları ve kötü niyetli başvurudur. Tanımlayıcı veya yanıltıcı bir marka gibi mutlak nedenler de bir itirazı destekleyebilir.
Türkiye’de marka itirazı ne kadara mal olur?
Türk Patent ve Marka Kurumu, itiraz başına sabit bir resmi ücret talep eder ve bu ücret her yılın başında güncellenir. Resmi ücretin üzerine, yabancı delillerin tercümesi için ve eğer görevlendirirseniz dosyayı hazırlayıp savunacak bir avukat veya marka vekili için profesyonel ücretler eklenmelidir.
Marka itirazım reddedilirse ne olur?
İtirazınız reddedilirse, karardan itibaren iki ay içinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na itiraz edebilirsiniz. Kurul da aleyhinize karar verirse, bir sonraki adım, bu tür uyuşmazlıklara uzman mahkeme olarak bakan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri önünde bir iptal davası açmaktır.
Türkiye’de marka tesciline itiraz, mahkeme davasıyla aynı mıdır?
Hayır. Türkiye’de marka tesciline itiraz, bir hâkim önünde görülen bir dava değil, Türk Patent ve Marka Kurumu içinde yürütülen idari bir işlemdir. Genellikle dava sürecinden daha hızlı ve daha ucuzdur; bu yüzden itirazlar ilk savunma hattıdır, mahkeme yolu ise temyiz veya sonraki hükümsüzlük için saklanır.
Başvuru sahibi benden markamı kullandığımı kanıtlamamı isteyebilir mi?
Evet. Önceki markanız, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde en az beş yıldır tescilliyse, başvuru sahibi itiraz sırasında kullanım ispatı talep edebilir. Bu durumda, dayandığınız mallar için markanın gerçek kullanımını göstermeniz ya da kullanmamak için haklı bir sebep sunmanız gerekir; aksi hâlde itirazınızın o gerekçesi düşebilir.
Yazar Hakkında
Kaan Karanfiloğlu, Türkiye genelinde Türk ve uluslararası müşterilere hizmet veren, İstanbul merkezli kayıtlı bir hukuk bürosu olan Karanfiloglu Hukuk Bürosu‘nun kurucusudur. İstanbul Barosu’na (Sicil No. 58270) ve Türkiye Barolar Birliği’ne (No. 133074) kayıtlı bir avukattır ve 2017’den bu yana Türkiye’de hukuk uygulamaktadır. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden (2016) lisans derecesine sahiptir ve müşterilerine Türkçe, İngilizce ve Fransızca dillerinde danışmanlık verir; büro ayrıca deneyimli ofis içi tercümanlarla Rusça ve Çince konuşan müşterilere de hizmet vermektedir.
Sorumluluk reddi: Bu makale, Türk hukuku hakkında genel bilgi sunar ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kanunlar, yönetmelikler, resmi ücretler ve usuller zamanla değişir ve her durum farklıdır. Kendi özel durumunuz hakkında tavsiye için lütfen kalifiye bir avukata danışın. Bu makaledeki bilgilere güvenilerek doğabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumluluk kabul edilmez.







