Türkiye’de Doğrudan Yabancı Yatırım: Hukuki Genel Bakış

foreign-direct-investment-in-turkey-a-legal-overview

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım, neredeyse tüm ülkelerden gelen yatırımcılara Türk vatandaşlarıyla aynı hukuki koşullarda açıktır. Temel ilke eşit muameledir: Yabancı bir yatırımcı, genel olarak bir Türk şirketinin yüzde yüzüne sahip olabilir, mülk satın alabilir, kârını yurt dışına transfer edebilir ve mahkemelerden yerli bir yatırımcı gibi yararlanabilir. Bu çerçeve, eski ön onay ve eleme engellerinin büyük bölümünü kaldıran Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu (4875 sayılı Kanun) ile belirlenmiştir.

Bu genel bakış; Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımın hukuki açıdan ne anlama geldiğini, kanunun yatırımcılara tanıdığı hakları, temel yatırım yollarını, mevcut teşvikleri, özel koşullar içeren sektörleri ve bunu izleyen adımlar ile vergi yükümlülüklerini açıklamaktadır. Aşağıdaki kural ve rakamlar bu makalenin yazıldığı tarih itibarıyla geçerlidir. Yatırım, vergi ve teşvik kuralları değişebildiğinden, sermaye taahhüt etmeden önce bir avukatla güncel ayrıntıları teyit etmenizi öneririz.

Türkiye’de Doğrudan Yabancı Yatırım Nedir?

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım; şirket kurma, mevcut bir şirkette hisse satın alma, şube açma ya da ticari amaçlı gayrimenkul veya ekipman edinimi gibi bir ticari varlık oluşturma yoluyla yabancı sermayenin ülke içine uzun vadeli yatırımını ifade etmektedir. Yalnızca finansal getiri amacıyla borsada alım satım yapılan kısa vadeli portföy yatırımından farklıdır; doğrudan yatırım, bir Türk işletmesi üzerinde kontrol veya kalıcı bir ilgiyi kapsar.

Hukuki açıdan bu faaliyet, şirket konularında Türk Ticaret Kanunu ile birlikte esas olarak Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu (4875 sayılı Kanun) ve uygulama yönetmeliğiyle, uygulanabildiği hallerde sektöre özgü mevzuatla düzenlenmektedir. Kanun, yabancı yatırımcıyı geniş biçimde tanımlamaktadır: yabancı bireyler, yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşları ve yabancı hukuka göre kurulmuş şirketler bu tanımın içinde yer almaktadır. Bu geniş tanım, politika amacının sermayeyi filtrelemek değil, çekmek olduğunun açık bir göstergesidir.

Türkiye’de Doğrudan Yabancı Yatırımın Hukuki Çerçevesi

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımın hukuki çerçevesi, izin temelli sistemi bildirim temelli bir sisteme dönüştüren 2003 tarihli tek bir liberalleştirici kanuna, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na dayanmaktadır. Bu reformdan önce yabancı yatırımcılar, özel bir makamdan ön onay almak ve yalnızca yabancılara uygulanmak üzere belirlenen asgari sermaye eşiklerini karşılamak zorundaydı. Mevcut kanun, çoğu faaliyet için bu engelleri kaldırmış ve yabancı ile yerli yatırımcıları eşit bir zemine taşımıştır.

Kanun birkaç temel ilke üzerine inşa edilmiştir. Belirli bir kanun kısıtlamadıkça yatırım serbesttir. Yabancı yatırımcılara yerli yatırımcılarla eşit muamele yapılır. Kamulaştırma, kamu yararı gerekçesiyle ve tazminat ödenmesi koşuluyla gerçekleştirilebileceği haller dışında yasaktır. Yatırımcılar kâr, temettü, satış bedeli ve tazminatı bankalar aracılığıyla serbestçe yurt dışına transfer edebilir. Yabancı sermayeli şirketler, onay almak yerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na istatistik amaçlı belirli bilgileri bildirmektedir. Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımın çerçevesini anlamak, bu kapı bekçiliğinden güvence sistemine geçişin kavranmasıyla başlar.

Türkiye’deki Yabancı Yatırımcıların Hakları

Türkiye’deki yabancı yatırımcıların hakları, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nda doğrudan yer almakta ve yatırımcılara sistemin açık kabul edilmesinin pratik gerekçesini oluşturan bir dizi yasal güvence tanımaktadır. Temel hak ulusal muameledir: Yabancı bir yatırımcı, belirli bir kanun aksini öngörmedikçe, Türk yatırımcıyla aynı kurallara tabi tutulur ve aynı korumalardan yararlanır.

Başlıca güvenceler şunlardır:

  • Eşit muamele. Yabancı yatırımcılar, yalnızca sektöre özgü istisnalar saklı kalmak üzere, yerli yatırımcılarla aynı hak ve yükümlülüklere sahiptir.
  • Serbest fon transferi. Net kâr, temettü, satış veya tasfiye gelirleri, lisans ve yönetim ücretleri ile kredi geri ödemeleri bankalar aracılığıyla yurt dışına transfer edilebilir.
  • Kamulaştırmaya karşı koruma. Yatırımlar, kamu yararı nedeniyle ve adil tazminat ödenmesi dışında millileştirilemez veya kamulaştırılamaz.
  • Gayrimenkul edinimi. Yabancı sermayeli şirketler, genel yasal sınırlar çerçevesinde Türk şirketleriyle aynı koşullarda Türkiye’de mülk edinebilir.
  • Uyuşmazlık çözümü. Yatırımcılar Türk mahkemelerini kullanabilir ve sözleşme ya da anlaşmanın izin verdiği hallerde ulusal veya uluslararası tahkime başvurabilir.
  • Yabancı personel istihdamı. Şirketler, ilgili göç mevzuatına tabi olarak yabancı personel için çalışma izni alabilir.

Türkiye, pek çok ülkeyle ikili yatırım antlaşması imzalamış ve yatırım uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin uluslararası sözleşmelere taraf olmuştur. Bu araçlar, antlaşma ülkelerinden gelen yatırımcılara iç hukukun ötesinde ek bir koruma katmanı sağlayabilir. Karanfiloglu Hukuk Bürosu’ndaki uygulamalarımızda müvekkillerimiz, kâr ve satış bedelini yurt dışına transfer etme hakkının idari takdire bırakılmadan doğrudan kanunda yer aldığını öğrendiklerinde genellikle büyük bir rahatlama duyarlar.

Yabancı Olarak Türkiye’ye Nasıl Yatırım Yapılır: Temel Yollar

Yabancı olarak Türkiye’ye yatırım yapmanın temel hukuki yolları; şirket kurmak, hisse edinmek, şube açmak veya gayrimenkul satın almaktır ve doğru seçim hedefinize ve sermayenize bağlıdır. Her yol aynı eşit muamele çerçevesi içinde yer almaktadır, bu nedenle tercih hem ticari hem de hukuki bir karardır.

Yeni bir şirket kurmak

En yaygın yol, genellikle limited şirket veya anonim şirket biçiminde bir Türk şirketi kurmaktır. Yabancı bir kişi veya yabancı bir şirket tek ortak olabilir; tescil MERSIS çevrimiçi sistemi ve ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilir ve yeni kurulan tüzel kişilik kendi hukuki kişiliğine sahip olur.

Mevcut bir şirketle ortak olmak veya şirket edinmek

Bir yatırımcı, mevcut bir Türk şirketinde kısmen veya tamamen hisse satın alabilir ya da yerel bir ortakla ortak girişim kurabilir. Hisse devirleri, özellikle sıfırdan başlamak yerine yerleşik müşteri tabanı, lisans veya iş gücü edinmek isteyen yabancı gruplar için Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımın sık kullanılan biçimlerinden biridir.

Şube ve irtibat büroları

Yabancı bir şirket, Türkiye’de ticaret yapabilen ancak ana şirketinden ayrı hukuki kişiliği bulunmayan bir şube ya da yalnızca pazar araştırması ve koordinasyon gibi ticari olmayan faaliyetlerle sınırlı kalan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın iznini gerektiren bir irtibat bürosu tescil ettirebilir.

Gayrimenkul ve varlık yatırımı

Mülk edinimi, ister bir şirket aracılığıyla ister bireyler için belirlenen kurallar çerçevesinde şahsen yapılsın, tanınmış bir doğrudan yatırım biçimidir. Gayrimenkul yatırımı aynı zamanda kendi eşik değerleri olan ayrı Türk vatandaşlığı yatırım programıyla da bağlantılı olabilir.

Türkiye’deki Yabancı Yatırım Teşvikleri

Türkiye’deki yabancı yatırım teşvikleri, nitelikli projelere yerli yatırımcılara sunulanlarla aynı koşullarla sunulmaktadır; zira teşvik sistemi milliyet değil, yatırım odaklıdır. Program, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yönetilmekte ve sermayeyi öncelikli sektörlere ile daha az gelişmiş bölgelere yönlendirmek amacıyla tasarlanmıştır.

Genel teşvik planı bir yatırım teşvik belgesi etrafında şekillenmekte ve sektöre, bölgeye ve projenin büyüklüğüne bağlı olarak genellikle aşağıdakilerden bir bileşim sunmaktadır:

  • ithal makine ve ekipmanlarda gümrük vergisi muafiyeti;
  • uygun makine ve ekipmanlarda katma değer vergisi muafiyeti;
  • uygun yatırımlar için kurumlar vergisi indirimi;
  • belirli bölgelerde işveren sosyal güvenlik priminin kısmen karşılanması;
  • bazı bölgelerde arazi tahsisi;
  • belirli yatırım sınıfları için faiz veya kâr payı desteği.

Genel planın yanı sıra bölgesel, stratejik, büyük ölçekli ve proje bazlı teşvik kategorileri ile teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgeler için özel rejimler mevcuttur. Türkiye’deki yabancı yatırım teşviklerinin tam koşulları, uygunluk kriterleri ve eşikleri zaman zaman güncellenmektedir; bu nedenle tek bir rakamı gösterge niteliğinde kabul etmenizi ve bütçenizi oluşturmadan önce kendi sektörünüz ve konumunuz için geçerli güncel koşulları teyit etmenizi öneririz.

Kısıtlama veya Özel Koşullar İçeren Sektörler

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım büyük ölçüde liberalleştirilmiş olsa da sınırlı sayıda sektörde, yabancı ve zaman zaman yerli yatırımcılara da uygulanan lisans, mülkiyet veya mütekabiliyet koşulları bulunmaktadır. Bunlar genel özgürlüğün istisnaları olup kural değildir; ancak faaliyetiniz bu sektörlerden birine girdiğinde önem kazanır.

Özel koşullar içeren başlıca sektörler arasında bankacılık, sigortacılık ve finansal hizmetler, enerji, sivil havacılık, deniz taşımacılığı, yayıncılık ve medya, özel güvenlik ile belirli savunmaya yönelik faaliyetler yer almaktadır. Bir kısmı sektör düzenleyicisinden lisans gerektirmekte, bir kısmı yabancı ortaklık payını sınırlamakta ve bir kısmı mütekabiliyet testleri uygulamaktadır. Askeri veya stratejik bölgelerdeki gayrimenkul edinimi ile belirli ülke vatandaşlarının mülk alımına ilişkin kurallar da mevcuttur. Faaliyetinizi bu koşullara karşı erken aşamada kontrol etmek, sürecin sonunda bir ret ile karşılaşmamak için en etkili yoldur.

Yatırımınızı Adım Adım Gerçekleştirmek

Yeni bir şirket yoluyla Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım yapmak belirli bir sırayı izlemektedir; pek çok adım bir öncekine bağlıdır, bu nedenle sıra önemlidir. Olağan süreç şöyle işlemektedir:

  1. Yapıyı ve faaliyeti belirleyin. Yeni şirket kurmak, hisse edinmek, şube açmak veya mülk satın almak arasından seçim yapın ve sektörünüzde özel koşullar olup olmadığını teyit edin.
  2. Vergi numarası alın. Her yabancı ortak ve yönetici, temin edilmesi oldukça basit olan bir Türk vergi kimlik numarası almak zorundadır.
  3. Belgeleri hazırlayın. Yatırımcı yabancı bir şirket ise yönetim kurulu kararları dahil noter onaylı, apostilli ve yeminli çevirili kimlik ya da kurumsal belgeler toplayın.
  4. Şirketi kurun veya hisse edinin. Esas sözleşmeyi MERSIS üzerinden kaydedin ve ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde tescil ettirin ya da bir devralma için hisse devir sözleşmesini imzalayın ve tescil edin.
  5. Banka hesabı açın ve sermayeyi getirin. Kurumsal banka hesabı açın ve yatırım sermayesini bankacılık sistemi aracılığıyla Türkiye’ye getirin; böylece giriş düzgün biçimde kayıt altına alınsın.
  6. Uygunsa teşvik için başvurun. Proje uygunsa, ilgili harcamaları yapmadan önce yatırım teşvik belgesi için başvurun.
  7. Bildirimleri ve uyumu tamamlayın. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında gerekli bilgileri bildirin, vergi dairesine ve sosyal güvenlik sistemine kayıt yaptırın ve şirketin yasal defterlerini tasdik ettirin.

Pek çok yatırımcı bu adımları, noter onaylı vekâletname ile çalışan bir avukat aracılığıyla tamamlar; böylece her imza için Türkiye’de fiziksel olarak bulunmaları gerekmez. Bu, İstanbul’da danıştığımız müvekkillerin Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımı ileri geri seyahat etmeden gerçekleştirmelerinde sık başvurulan bir yöntemdir.

Vergi ve Süregelen Yükümlülükler

Yatırım, tek seferlik bir olay değil, süregelen bir hukuki ilişkinin başlangıcıdır. Yabancı sermayeli bir Türk şirketi, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yönetilen kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve stopaj yükümlülüklerini karşılamak, düzenli beyanname vermek ve usule uygun muhasebe kayıtları tutmak zorundadır. Kurumlar vergisi, şirket kârlarına yürürlükteki yıl oranıyla uygulanmakta; sessiz dönemlerde dahi aylık ve yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir.

Şirketin personel istihdam etmesi halinde çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumu’na kaydedilmesi ve ilgili primlerin ödenmesi zorunludur. Yurt dışına kâr transferleri Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında serbest olmakla birlikte, temettü stopajı gibi vergi kurallarından geçmektedir. Yabancı ortaklı şirketlerin büyük çoğunluğu muhasebe, bordro ve beyanname işlemleri için yerel bir muhasebeci tutmaktadır; zira son tarihler sıkı uygulanmakta, geç bildirim cezaları birikmektedir. Türkiye’nin çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ağı da gelir ve temettülerin vergilendirilme biçimini etkileyebilir; kendi ülkenizle yapılan anlaşmayı incelemeniz önerilir.

Özet

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım; yatırımcıların işletmelerine tam sahip olabilecekleri, kârlarını yurt dışına transfer edebilecekleri ve keyfi kamulaştırmaya karşı koruma güvencesine sahip olabilecekleri, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu temelli liberal ve eşit muamele esasına dayalı bir hukuki zemine oturmaktadır. Temel yollar; şirket kurmak, hisse edinmek, şube açmak veya gayrimenkule yatırım yapmaktır ve nitelikli projeler yerli yatırımcılara sunulan teşviklerden yararlanabilir. Düzenlemeye tabi sektörlerin sınırlı bir kısmında özel koşullar yer almakta; her yatırım süregelen vergi ve bildirim yükümlülükleri doğurmaktadır. Kural, teşvik ve resmi rakamlar değişebildiğinden, sermaye taahhüt etmeden önce yapılacak kısa bir danışma önemli ölçüde zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabilir.

İstanbul’da Bir Avukatla Görüşün

Kendi durumunuza ilişkin hukuki danışmanlık almak isterseniz, Karanfiloglu Hukuk Bürosu, Türkiye genelinde yabancı ve Türk müvekkillere hizmet veren İstanbul’da tescilli bir hukuk bürosudur. Bize +90 532 659 35 11 numaralı telefon veya WhatsApp üzerinden, [email protected] adresinden e-posta ile ulaşabilir ya da Mecidiyeköy Mah. Büyükdere Cad. No:67-71, Alba İş Merkezi, Kat:8, Şişli, İstanbul adresimizi ziyaret edebilirsiniz. Durumunuzu görüşmek için iletişime geçin.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım nedir?

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım; şirket kurma, hisse satın alma, şube açma veya ticari varlık edinimi gibi yollarla ülke içinde bir ticari mevcudiyet oluşturulması yoluyla yabancı sermayenin uzun vadeli yatırımını ifade etmektedir. Listelenen menkul kıymetlerin kısa vadeli alım satımını kapsayan portföy yatırımından farklıdır; doğrudan yatırım, bir Türk işletmesi üzerinde kontrol veya kalıcı bir ilgiyi barındırır.

Bir yabancı Türkiye’deki bir işletmenin yüzde yüzüne sahip olabilir mi?

Evet. Çoğu sektörde yabancı bir kişi veya yabancı bir şirket, yerel ortak edinme zorunluluğu olmaksızın bir Türk şirketinin yüzde yüzüne sahip olabilir. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, özel koşullar içeren sınırlı sayıda düzenlenmiş sektör dışında yerli yatırımcılarla eşit muamele ilkesine dayanmaktadır.

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımı hangi kanun düzenlemektedir?

Temel mevzuat, uygulama yönetmeliği ve şirket konularında Türk Ticaret Kanunu ile desteklenen 2003 tarihli 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’dur. Bankacılık, sigortacılık veya enerji gibi faaliyetin düzenlendiği sektörlerde sektöre özgü kanunlar da uygulanır.

Yabancı yatırımcılar kârlarını Türkiye’den transfer edebilir mi?

Evet. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, bankalar aracılığıyla net kâr, temettü, satış veya tasfiye geliri, lisans ve yönetim ücreti ile kredi geri ödemelerinin yurt dışına serbest transferine açıkça izin vermektedir. Bu transferler, temettü stopajı gibi ilgili vergi kurallarından yine de geçmektedir.

Yabancı olarak Türkiye’ye adım adım nasıl yatırım yapılır?

Yabancı olarak Türkiye’ye yatırım yapmak için genellikle bir yapı seçilmesi, Türkiye vergi numarası alınması, apostilli ve tercüme edilmiş belgelerin hazırlanması, şirketin kurulması veya işletmenin devralınması, banka hesabı açılarak sermayenin getirilmesi, uygulanabilirse teşvik başvurusunda bulunulması ve vergi ile raporlama tescillerinin tamamlanması gerekmektedir. Pek çok yatırımcı bu süreci vekâletname ile çalışan bir avukat aracılığıyla yürütmektedir.

Türkiye’de yabancı yatırımcılara yönelik teşvikler var mı?

Evet. Türkiye’deki yabancı yatırım teşvikleri, sistem milliyet değil yatırım odaklı olduğundan nitelikli projelere yerli yatırımcılarla aynı koşullarda sunulmaktadır. Sağlanan avantajlar arasında makinelerde gümrük ve katma değer vergisi muafiyetleri, kurumlar vergisi indirimleri, sosyal güvenlik prim desteği ve bazı bölgelerde arazi tahsisi yer alabilir.

Türkiye’de yabancı yatırımı kısıtlayan sektörler hangileridir?

Bankacılık, sigortacılık, enerji, sivil havacılık, deniz taşımacılığı, yayıncılık, özel güvenlik ve belirli savunma faaliyetleri dahil olmak üzere sınırlı sayıda sektörde lisans, mülkiyet veya mütekabiliyet koşulları mevcuttur. Askeri veya stratejik bölgelerdeki gayrimenkul alımına ilişkin kurallar da bulunmaktadır. Diğer sektörlerin büyük çoğunluğu Türkiye’de doğrudan yabancı yatırıma tamamen açıktır.

Yazar Hakkında

Kaan Karanfiloğlu, Türkiye’de Türk ve uluslararası müvekkillere hizmet veren İstanbul merkezli tescilli bir hukuk bürosu olan Karanfiloglu Hukuk Bürosu‘nun kurucusudur. İstanbul Barosu’na (Sicil No. 58270) ve Türkiye Barolar Birliği’ne (No. 133074) kayıtlı bir avukattır ve 2017’den bu yana Türkiye’de avukatlık yapmaktadır. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden lisans derecesi almıştır (2016) ve müvekkillere Türkçe, İngilizce ve Fransızca danışmanlık vermektedir; büro ayrıca deneyimli ofis tercümanları aracılığıyla Rusça ve Çince de hizmet sunmaktadır.

Yasal Uyarı: Bu makale, Türk hukuku hakkında genel bilgi sunmakta olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yasalar, yönetmelikler, resmi harçlar ve prosedürler zaman içinde değişebilir; her durum kendine özgüdür. Kendi özel durumunuza ilişkin tavsiye almak için nitelikli bir avukata danışmanızı öneririz. Bu makaledeki bilgilere dayanılmasından doğabilecek herhangi bir kayıp için sorumluluk kabul edilmemektedir.

Scroll to Top