İçeriğe geç
Karanfiloğlu Hukuk Bürosu

Şirketler Hukuku

Türkiye'de İflas Başvurusu Nasıl Yapılır? (2026 Rehberi)

Yazar:

· · 11 dk okuma

Türkiye'de iflas başvurusu, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine yapılır. Başvuruyu ya bir alacaklı (çoğunlukla önce icra dairesinde iflas yoluyla takip başlatarak) ya da borçlunun kendisi yapar. İflas başvurusu nasıl yapılır sorusunun cevabı bu yüzden önce şuna bağlıdır: başvuran kim ve borçlu iflasa tabi mi?

Bu yazıda iflas başvurusunun adımlarını, gerekli belgeleri, masraf kalemlerini ve karardan sonra neler olduğunu anlatıyoruz. Dosyanızın somut değerlendirmesi ve temsil konusunda bilgi almak isterseniz iflas ve konkordato hizmetimiz sayfasına bakabilirsiniz.

İflas Başvurusunu Kimler Yapabilir?

İflas başvurusu, yalnızca iflasa tabi bir borçlu hakkında yapılabilir; başvuruyu alacaklı da borçlu da yapabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 43 uyarınca iflasa tabi olanlar, kural olarak tacirler ve tacirler hakkındaki hükümlere göre iflasa tabi olan kişilerdir.

  • İflasa tabi olanlar: anonim ve limited şirketler, kollektif ve komandit şirketler, kooperatifler ve ticari işletmesini kendi adına işleten gerçek kişi tacirler.
  • Kural olarak iflasa tabi olmayanlar: esnaf, serbest meslek sahipleri ve tacir olmayan gerçek kişiler. Bunlara karşı haciz yolu işler.
  • Sınır durumlar: ticari faaliyetini yeni bırakmış bir tacir, işletme sahibi olup olmadığı tartışmalı bir kişi ya da tacir sayılan dernek ve vakıf işletmeleri. Bunlarda tacir sıfatı belgelerle ayrıca incelenir.

Pratikte en sık sorulan soru "iflas nasıl verilir" sorusudur. Kısaca: iflas, kişinin kendi beyanıyla değil, mahkeme kararıyla açılır. Borçlu ödeme yapamadığını ilan etse bile, mahkeme şartların oluştuğuna karar vermedikçe iflas başlamaz.

KonuAlacaklının başvurusuBorçlunun kendi iflasını istemesi
Dayanakİflas yoluyla takip (genel veya kambiyo) ya da İİK m. 177'deki doğrudan iflas halleriİİK m. 178 (aciz hali); sermaye şirketlerinde borca batıklık (TTK m. 376, İİK m. 179)
Önceki adımÇoğunlukla icra dairesinde iflas ödeme emriTakip gerekmez, doğrudan mahkemeye dilekçe verilir
Borçlunun savunmasıBorcu ödeyebilir, depo edebilir veya borca itiraz edebilirMahkeme belgeleri ve aciz halini inceler
Masraf avansıUygulamada başvuran alacaklıdan istenirBorçludan istenir

Alacaklı Olarak İflas Başvurusu Nasıl Yapılır?

Alacaklı, iflas başvurusunu çoğunlukla önce icra dairesinde iflas yoluyla takip başlatarak, ardından asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açarak yapar. Üç yol vardır.

Genel iflas yolu

  1. Takip talebi: Alacaklı, icra dairesine iflas yoluyla takip talebinde bulunur ve borçluya iflas ödeme emri gönderilir.
  2. Borçlunun cevabı: Borçlu, ödeme emrinde gösterilen süre içinde borcu öder, itiraz eder ya da sessiz kalır. Süreler kısadır ve ödeme emrinde yazılıdır.
  3. Mahkemeye başvuru: Borç ödenmezse alacaklı asliye ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını ister. Borçlu itiraz ettiyse, aynı davada itirazın kaldırılması da istenir.
  4. Depo emri: Mahkeme, alacağın varlığını kabul ederse uygulamada borçluya borcu, faizi ve masrafları mahkeme veznesine depo etmesi için süre verir.
  5. Karar: Borçlu depo etmezse veya borcun ödendiğini ya da ertelendiğini ispat edemezse mahkeme iflasa karar verir.

Mahkeme dava sürerken, alacaklıların menfaatini korumak için borçlunun mallarının defterinin tutulması gibi muhafaza tedbirlerine de karar verebilir.

Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu

Alacak çek, bono veya poliçeye dayanıyorsa İİK m. 171 ve devamındaki kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu kullanılabilir. Bu yolda süreler daha kısadır ve borçlunun itiraz sebepleri sınırlıdır. Takipten önce senedin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığına bakılmalıdır.

Takipsiz (doğrudan) iflas

İİK m. 177, alacaklının önceden takip yapmadan doğrudan iflas davası açabileceği halleri sayar. Örneğin borçlunun belli bir yerleşim yeri yoksa, mallarını kaçırıyorsa veya ödemelerini tatil etmişse bu yola gidilebilir. Bu hallerin ispat yükü alacaklıdadır.

Borçlunun Kendi İflasını İstemesi

İflasa tabi borçlu, İİK m. 178 uyarınca aciz halinde olduğunu bildirerek kendi iflasını isteyebilir. Bu başvuruda önceden bir icra takibi gerekmez. Dilekçe doğrudan asliye ticaret mahkemesine verilir.

Borçlu, kural olarak dilekçesine bilançosunu, ticari defterlerini ve bütün borçlarını ve alacaklılarının adreslerini gösteren bir listeyi ekler. Mahkeme bu belgeler üzerinden borçlunun gerçekten borçlarını ödeyemez durumda olup olmadığını inceler.

Sermaye şirketlerinde ayrı bir durum vardır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 376 uyarınca şirketin borca batık olduğu ara bilançoyla tespit edilirse, yönetim kurulu (limited şirkette müdürler) durumu mahkemeye bildirmekle yükümlüdür. Bu bir tercih değildir. İflas usulü bakımından İİK m. 179 da, sermaye şirketleri ve kooperatiflerde borca batıklığın yönetim organı, tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından ara bilançoyla asliye ticaret mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece tespit edilmesi halinde, önceden takibe gerek olmaksızın iflasa karar verileceğini düzenler. Bildirimin geciktirilmesi, yöneticilerin alacaklılara karşı kişisel sorumluluğunu gündeme getirebilir. Borca batıklığın yeniden yapılandırma açısından anlamı için Türkiye'de iflas yasası ve kurumsal yeniden yapılandırma yazımıza bakabilirsiniz.

Eski kaynaklarda hâlâ "iflas erteleme" başvurusu anlatılır. Bu kurum 2018'de 7101 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır; bugün iflas yerine yeniden yapılandırma isteyen borçlunun başvurabileceği yol konkordatodur.

İflas Başvurusu İçin Gerekli Belgeler

İflas başvurusu için gereken belgeler, başvuranın alacaklı mı borçlu mu olduğuna göre değişir. Eksik belge, kural olarak başvuruyu düşürmez ama dosyayı aylarca uzatabilir.

Alacaklının hazırlaması gerekenler

  • İflas yoluyla takip dosyasının numarası, ödeme emri ve tebliğ belgesi (takipli iflasta);
  • Alacağın dayanağı: sözleşme, faturalar, cari hesap ekstresi, teslim belgeleri veya kambiyo senedinin aslı;
  • Borçlunun güncel ticaret sicil kaydı ve tacir olduğunu gösteren belgeler;
  • Doğrudan iflasta, İİK m. 177'deki hali gösteren somut deliller (örneğin ödemelerin tatil edildiğini gösteren karşılıksız çekler);
  • Vekil aracılığıyla başvuruluyorsa vekaletname.

Alacaklı yabancı bir şirketse, Türk avukatına verilen vekaletnamenin apostil veya konsolosluk onayı taşıması ve yeminli tercümeyle Türkçeye çevrilmesi gerekir. Yabancı dildeki fatura ve sözleşmeler de tercüme edilir. Bazı durumlarda yabancı davacıdan teminat istenebilir.

Borçlunun hazırlaması gerekenler

  • Güncel bilanço ve gelir tablosu, sermaye şirketlerinde borca batıklığı gösteren ara bilanço;
  • Ticari defterler;
  • Bütün alacaklıların adları, adresleri ve alacak tutarlarını gösteren liste;
  • Varlıkların listesi: taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, alacaklar;
  • Devam eden icra takiplerinin ve davaların listesi, vergi ve SGK borç durumu;
  • Şirketlerde başvuru kararı, sicil kayıtları ve imza sirküleri.

İflas Davası Hangi Mahkemede Açılır ve Masrafları Nelerdir?

İflas davası, kural olarak borçlunun muamele merkezinin (ticari işlerinin yönetildiği yerin) bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır. İstanbul'da merkezi bulunan bir şirket için bu, merkezin bağlı olduğu adliyedeki asliye ticaret mahkemesidir. Dava dilekçesi mahkemeye fiziken veya avukat aracılığıyla UYAP üzerinden verilebilir.

Masraflar birkaç kalemden oluşur:

  • Resmi harçlar: başvuru harcı ve peşin harçlar, Harçlar Kanunu'na ekli tarifelere göre alınır. Bu tutarlar her yıl güncellenir; başvuru yılının tarifesine bakılmalıdır.
  • Gider avansı: tebligat, ilan ve bilirkişi masrafları için mahkemenin istediği avans.
  • İflas masrafları avansı: iflas kararından sonra yapılacak ilk işlemler (ilan, mal tespiti, muhafaza) için uygulamada başvurandan bir avans istenir. Kendi iflasını isteyen borçlunun bunu yatırması gerekir.
  • Diğer giderler: mali müşavir ve bilirkişi incelemesi, tercüme, avukatlık ücreti.

Masraf avansı yatırılmazsa dosya ilerlemez. Bu, özellikle nakdi tükenmiş borçlunun kendi iflas başvurusunda pratik bir engeldir.

İflas Süreci Ne Kadar Sürer?

İflas süreci, başvurudan iflas kararına kadar genellikle birkaç ay, karardan tasfiyenin bitmesine kadar ise çoğu dosyada bir ile birkaç yıl sürer. Süreyi en çok etkileyen şey, borçlunun itiraz edip etmediği ve masanın büyüklüğüdür.

  • Takip aşaması: ödeme emrinin tebliği ve itiraz süresi, tebligatın kolay yapıldığı dosyalarda birkaç hafta.
  • Mahkeme aşaması: itirazsız dosyalarda birkaç ay; itirazlı, bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalarda daha uzun.
  • Kanun yolu: iflas kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir. Bu aşama mahkemenin iş yüküne göre aylar sürebilir.
  • Tasfiye: alacak kaydı, sıra cetveli, malların satışı ve dağıtım. Taşınmaz ve dava çok ise yıllarca sürebilir.

Bu süreler genel gözlemlerdir; somut mahkemenin iş yükü ve dosyanın yapısı belirleyicidir.

İflas Kararından Sonra Ne Olur?

İflas kararıyla birlikte borçlunun haczedilebilen bütün malları iflas masasını oluşturur ve borçlu bu mallar üzerindeki tasarruf yetkisini kaybeder. Masayı artık iflas idaresi yönetir. Kararın ardından şu sonuçlar doğar:

  1. İlan: iflas dairesi kararı ilan eder ve alacaklıları alacaklarını bildirmeye çağırır. Bildirim süresi kural olarak ilandan itibaren bir aydır.
  2. Takiplerin düşmesi: borçluya karşı önceden yapılmış takipler kural olarak düşer ve iflas süresince yeni takip yapılamaz (İİK m. 193); alacaklılar artık iflas masasına başvurur.
  3. Tasfiye şeklinin belirlenmesi: masa küçükse basit tasfiye, değilse alacaklılar toplantılarıyla yürüyen adi tasfiye uygulanır.
  4. Sıra cetveli: iflas idaresi bildirilen alacakları inceler, sıraya koyar. Alacağı reddedilen alacaklı, sıra cetvelinin ilanından itibaren kural olarak on beş gün içinde sıra cetveline itiraz davası açabilir.
  5. Satış ve dağıtım: mallar paraya çevrilir ve sıra cetveline göre dağıtılır.
  6. Aciz belgesi: alacağının tamamını alamayan alacaklıya iflas aciz belgesi verilir. Borçlu yeni mal edinmedikçe bu alacak için kural olarak yeniden takip edilemez.

İflas kararı kesinleşmeden de hüküm doğurur: karar verildiği andan itibaren iflas açılmış sayılır. Borçlu veya karara itiraz eden ilgililer, kanunda öngörülen kısa süre içinde istinaf yoluna başvurabilir. Gerçek kişi tacirin iflasında ayrıca borçlunun kişisel mal varlığı da masaya girer; yalnızca haczedilemeyen mallar dışarıda kalır. Bu nedenle şahıs tacirleri için iflas, şirket iflasından çok daha kişisel sonuçlar doğurur.

Alacaklı tarafta iseniz alacak kaydı ve sıra cetveli aşamaları hakkında daha ayrıntılı bilgi için konkordato süreci ve alacaklı hakları yazımız da yol gösterir. Yöneticilerin iflastan önce mal kaçırdığı veya hileli işlem yaptığı şüphesi varsa, sürecin ceza boyutu için hileli iflas davası yazımıza bakabilirsiniz.

İflas Başvurusunda Sık Yapılan Hatalar

İflas başvurusunu uzatan veya sonuçsuz bırakan hataların çoğu, hukuki zorluktan değil, hazırlık eksikliğinden doğar. Karanfiloğlu Hukuk Bürosu olarak İstanbul'da incelediğimiz dosyalarda borçlunun kendi iflas başvurusunun en sık takıldığı nokta, alacaklı listesinin adresleri ve güncel tutarlarıyla eksiksiz hazırlanmamasıdır.

  • Borçlunun iflasa tabi olup olmadığını kontrol etmemek. Esnaf sayılan bir borçlu hakkında iflas yoluyla takip başlatmak, aylar sonra reddedilen bir dosya demektir. Ticaret sicil kaydı baştan alınmalıdır.
  • Yanlış yolu seçmek. Elinde geçerli bir çek bulunan alacaklının genel iflas yoluna gitmesi, kısa süreli kambiyo yolunu boşa harcar.
  • Masraf avansını hesaba katmamak. Avans yatırılmayan dosya ilerlemez. Borçlu, başvurudan önce bu gideri karşılayabileceğini görmelidir.
  • Borca batıklık bildirimini geciktirmek. Yönetim kurulu, "toparlanırız" diyerek bildirimi ertelerse kişisel sorumluluk riskiyle karşılaşabilir.
  • Konkordatoyu hiç düşünmemek. İşletme hâlâ gelir üretiyorsa iflas başvurusu, tasfiyeye gerek kalmadan çözülebilecek bir sorunu kalıcı hale getirebilir.

Hangi yolun sizin için doğru olduğu; borcun tutarına, teminatların yapısına ve borçlunun tacir sıfatına bağlıdır. Bir avukat bunu belgeleriniz üzerinden kısa bir görüşmede değerlendirebilir.

İflas Başvurusu Yerine Konkordato Düşünülmeli mi?

İşletme hâlâ gelir üretiyor ve borçlar zamana yayıldığında ödenebilecek durumdaysa, iflas başvurusu yerine konkordato çoğu zaman daha uygun yoldur. Konkordato İİK m. 285 ve devamında düzenlenir. Borçlu, alacaklılarına bir ödeme projesi sunar; proje kanuni çoğunlukla kabul edilip mahkemece tasdik edilirse bütün alacaklıları bağlar.

İki yol arasındaki temel fark sonuçtadır. İflas tasfiyeye gider ve şirket kural olarak sona erer. Konkordatoda ise borçlu, komiserin denetimi altında işini sürdürür ve mühlet süresince kural olarak yeni takiplere karşı korunur. Konkordatonun da kendi ağır belge yükü vardır: ön proje ve bağımsız denetim raporu gibi. Ticari sözleşmeler ve şirket yönetimiyle ilgili sorular için ticaret hukuku sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Özetle, iflas başvurusu nasıl yapılır sorusunun cevabı başvuranın kim olduğuna göre değişir. Alacaklı çoğunlukla icra dairesinde iflas yoluyla takiple başlar ve asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açar. Borçlu ise belgeleriyle doğrudan mahkemeye başvurarak kendi iflasını ister. Her iki durumda da tacir sıfatı, doğru yol, eksiksiz belgeler ve masraf avansı başvurunun kaderini belirler. İşletme hâlâ ayaktaysa, başvurudan önce konkordato seçeneği mutlaka değerlendirilmelidir.

İstanbul'da Bir Avukatla Görüşün

Kendi durumunuza ilişkin tavsiye almak isterseniz Karanfiloğlu Hukuk Bürosu, İstanbul'da faaliyet gösteren ve Türkiye genelinde yabancı ve Türk müvekkillere hizmet veren kayıtlı bir hukuk bürosudur. Bize telefon veya WhatsApp aracılığıyla +90 532 659 35 11 numarasından, e-posta ile karanfiloglu.lawyer@gmail.com adresinden ulaşabilir ya da Merkez Mah. Hasat Sk. No:12, 34384 Şişli, İstanbul adresimizi ziyaret edebilirsiniz. Borçlu ve alacaklı tarafta yürüttüğümüz işler için İflas ve konkordato hizmetimiz sayfasını inceleyebilir, durumunuzu görüşmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İflas başvurusu nasıl yapılır?

İflas başvurusu, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçeyle yapılır. Alacaklı çoğunlukla önce icra dairesinde iflas yoluyla takip başlatır; borçlu ise takip olmadan, bilançosu, defterleri ve alacaklı listesiyle kendi iflasını isteyebilir.

Şahıs olarak iflas nasıl verilir?

Tacir olmayan bir gerçek kişi kural olarak iflas edemez; iflas yalnızca iflasa tabi kişiler için mümkündür. Ticari işletmesini kendi adına işleten gerçek kişi tacirler ise iflasa tabidir ve kendi iflaslarını isteyebilir. Tacir olmayan borçlular için konkordato başvurusu bir seçenek olabilir.

İflas davasını kim açabilir?

İflas davasını alacaklı veya iflasa tabi borçlunun kendisi açabilir. Alacaklı genel iflas yolu, kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ya da İİK m. 177'deki hallerde doğrudan iflas yoluyla başvurur. Borçlu ise aciz halinde olduğunu bildirerek başvurur.

Şirket borca batıksa yönetim kurulu ne yapmalıdır?

Ara bilanço şirketin borca batık olduğunu gösteriyorsa yönetim kurulu, TTK m. 376 uyarınca durumu mahkemeye bildirmekle yükümlüdür; mahkeme borca batıklığı tespit ederse, kural olarak İİK m. 179 uyarınca önceden takip gerekmeden iflasa karar verir. Bildirimin geciktirilmesi, yöneticilerin kişisel sorumluluğuna yol açabilir. Konkordato başvurusunun mümkün olup olmadığı da bu aşamada değerlendirilmelidir.

İflas erteleme hâlâ mümkün mü?

Hayır, iflas erteleme kurumu 2018'de 7101 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Bugün iflas yerine yeniden yapılandırma isteyen borçlu, İİK m. 285 ve devamında düzenlenen konkordato yoluna başvurabilir.

İflas başvurusu ne kadar sürer?

Başvurudan iflas kararına kadar geçen süre genellikle birkaç aydır; borçlunun itiraz ettiği ve bilirkişi incelemesi gereken dosyalarda daha uzundur. Kararın ardından tasfiye, masanın büyüklüğüne göre çoğu dosyada bir ile birkaç yıl sürer.

İflas kararından sonra borçluya icra takibi yapılabilir mi?

Kural olarak hayır; iflasın açılmasıyla borçluya karşı önceki takipler düşer, yeni takip yapılamaz ve alacaklılar alacaklarını iflas masasına bildirir. Tasfiye sonunda alacağının tamamını alamayan alacaklıya iflas aciz belgesi verilir.

İflas başvurusunun masrafları nelerdir?

İflas başvurusunun masrafları resmi harçlar, mahkeme gider avansı ve iflas masrafları avansından oluşur; buna bilirkişi ve avukatlık ücreti eklenebilir. Harç tutarları her yıl Harçlar Kanunu tarifeleriyle güncellendiği için başvuru yılının tarifesine bakılmalıdır.

Yazar Hakkında

Kaan Karanfiloğlu, Türkiye genelinde Türk ve uluslararası müvekkillere hizmet veren İstanbul merkezli kayıtlı bir hukuk bürosu olan Karanfiloğlu Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukattır (Sicil No. 58270) ve Türkiye Barolar Birliği üyesidir (No. 133074); 2017'den bu yana Türkiye'de avukatlık yapmaktadır. Aynı zamanda kayıtlı arabulucudur (Sicil No. 41909). Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2016 yılında mezun olmuştur ve müvekkillere Türkçe, İngilizce ve Fransızca danışmanlık vermektedir; büro ayrıca Rusça ve Çince konuşan müvekkillere büro bünyesindeki anadili düzeyindeki danışmanlar aracılığıyla hizmet vermektedir.

Yasal Uyarı: Bu makale Türk hukukuna ilişkin genel bilgi sunmakta olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yasalar, yönetmelikler, resmi ücretler ve prosedürler zaman içinde değişmekte ve her durum birbirinden farklılık göstermektedir. Kendi özel durumunuza ilişkin tavsiye almak için lütfen nitelikli bir avukata danışınız. Bu makaledeki bilgilere dayanılarak oluşabilecek herhangi bir zarardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İlgili yayınlar

İletişimAraWhatsApp