Mülkiyet Sınırı Anlaşmazlıklarını Çözmek İçin Yasal Adımlar
Gayrimenkul sınır anlaşmazlıkları, mülkiyet haklarını etkileyen önemli hukuki meselelerden biridir ve çözümü için doğru hukuki adımların atılması...
Yazar: Avukat Kaan Karanfiloğlu
· · 12 dk okuma

Kentsel dönüşümde hak kaybı çoğunlukla binanın riskli bulunmasından değil, imzalanan sözleşmeden, kaçırılan itiraz ve dava sürelerinden ve teminatsız bırakılan arsa payı devrinden doğar. Haklarınızı korumanın yolu, riskli yapı tespitini ve kat malikleri kararını süresi içinde denetlemek, kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzadan önce madde madde incelemek ve tapu devrini inşaatın ilerlemesine bağlamaktır.
Bu rehberde 6306 sayılı Kanun'un işleyişini, hakların pratikte nerede kaybedildiğini, sözleşmede neleri aramanız gerektiğini ve idari yargı yolunu sırasıyla anlatıyoruz. Süreç ve sözleşme yapısı hakkında genel bir çerçeve için kentsel dönüşümde hukuki süreçler yazımıza da bakabilirsiniz.
Kentsel dönüşümde hak kaybı, malikin dönüşüm öncesindeki mülkiyet değerine denk bir karşılık alamaması ya da bu karşılığa geç, eksik veya hiç kavuşamaması demektir. Kayıp tek bir anda yaşanmaz. Çoğu zaman birbirine bağlı küçük kararların sonucudur.
Uygulamada gördüğümüz başlıca kayıp türleri şunlardır:
Bu kayıpların büyük kısmı önlenebilir. Ancak önlem, inşaat başlamadan önce alınmalıdır.
Kentsel dönüşümün temel düzenlemesi 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile bu Kanun'un uygulama yönetmeliğidir. Kanun, riskli yapıların tespiti, yıkımı, yeniden yapımı ve bu sırada maliklerin nasıl karar alacağı konusunda genel hukuktan ayrılan özel kurallar getirir.
Riskli yapı tespiti, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlarca yapılan teknik bir incelemedir. Başvuruyu kural olarak maliklerden biri veya kanuni temsilcisi yapabilir; Başkanlık ve yetkili idareler de tespit yaptırabilir. Tespit sonucu tapu müdürlüğüne bildirilir ve tapu kaydına riskli yapı belirtmesi işlenir. Tespit tutanağı yapıya asılır, maliklere e-Devlet üzerinden bildirilir ve muhtarlıkta 15 gün süreyle ilan edilir; tespit, bu ilanın son günü maliklere tebliğ edilmiş sayılır.
Maliklerin riskli yapı tespitine itiraz hakkı vardır ve bu itiraz kısa bir süreye bağlıdır. İtiraz, muhtarlıktaki ilanın son gününden itibaren 15 gün içinde, yapının bulunduğu yerdeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne veya yetki devredilmişse ilgili idareye dilekçeyle yapılır ve teknik heyetlerce incelenir. Süre, size ayrıca bir evrak ulaşması beklenmeden işlemeye başlar; bu nedenle ilan tarihini hemen öğrenin ve güncel mevzuat metnini kontrol edin. Bekleyerek düşünmek, bu aşamada en pahalı hatadır.
İtiraz etmek için çoğu zaman bağımsız bir mühendislik değerlendirmesi gerekir. Yalnızca "bina sağlam görünüyor" demek yeterli değildir; karot sonuçları, donatı tespiti ve analiz yöntemi teknik olarak sorgulanmalıdır.
Tespit kesinleştikten sonra maliklere yapıyı yıkmaları için bir süre verilir. Bu süre içinde yıkım yapılmazsa idare elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilmesini isteyebilir ve yıkımı kendisi yaptırabilir. 2023 değişikliğinden sonra Kanun bu süre için doksan günlük bir üst sınır öngörür; somut süre tebligatta yazar ve o tarih esas alınmalıdır. Yıkım gerçekleştikten sonra binanın teknik durumuna itiraz etmek fiilen imkansız hale gelir, bu yüzden itiraz ve dava kararı yıkımdan önce verilmelidir.
Riskli yapı tespit edilen bir binada yeniden yapım kararı oybirliği gerektirmez; Kanun, maliklerin paylar oranında salt çoğunluğuyla karar alınmasına izin verir. Bu kural, tek bir malikin projeyi süresiz engellemesini önlemek için konmuştur, ancak azınlıkta kalan malik için ciddi sonuçlar doğurur.
Uzun süre bu çoğunluk, maliklerin paylarına göre üçte iki (2/3) çoğunluğu olarak uygulandı. 2023 yılında 7471 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle bu oran, paylar oranında salt çoğunluğa indirilmiştir. Oran, toplantıya çağrı usulü ve tebligat şekli doğrudan kararın geçerliliğini etkilediği için, karara karşı bir adım atmadan önce güncel Kanun metnini ve yönetmeliği mutlaka kontrol edin.
Karara katılmayan malikin payı, kural olarak rayiç değerin altında olmamak üzere ve öncelikle karara katılan diğer maliklere açık artırma yoluyla satılır. Rayiç değer, Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı değerleme kuruluşlarınca belirlenir. Diğer malikler payı almazsa, Kanun'da idareye payı satın alma veya başka yollarla edinme imkanı tanınmıştır. Satışın usulü ve sıralaması da 2023 sonrası düzenlemelerden etkilenmiş olabilir; bu nedenle somut dosyada güncel metne bakılmalıdır.
Burada sık yapılan hata, karara itiraz etmeden yalnızca imza atmamakla yetinmektir. Karara katılmamak bir hak koruma yöntemi değildir. Kararın kendisine, değerleme raporuna veya satış işlemine karşı süresinde hukuki yola başvurmak gerekir.
Kentsel dönüşümde hak kaybı en sık kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yaşanır, çünkü maliklerin yükleniciyle olan bütün ilişkisi bu belgeye dayanır. Sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki eser sözleşmesi hükümleri ile taşınmaz satış vaadinin birleşimidir. Arsa payı devri vaadi içerdiği için noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir; adi yazılı bir metin veya "protokol" bu şekil şartını karşılamaz. Bu konudaki genel kuralları sözleşmeler ve borçlar hukuku sayfamızda bulabilirsiniz.
Arsa payının yükleniciye devri ve maliklere kalacak bağımsız bölümlerin oranı sözleşmenin kalbidir. Sözleşmede yalnızca "yüzde 50 paylaşım" yazması yetmez. Hangi dairenin kime düşeceği, kat, cephe, net metrekare ve kat irtifakındaki arsa payı açıkça listelenmelidir. Daire seçimi kurayla yapılacaksa kura usulü de yazılmalıdır.
Teslim süresi belirsiz bırakılırsa gecikmeyi ispat etmek zorlaşır. Sürenin başlangıcı (örneğin yapı ruhsatının alınması veya yıkım tarihi) ve bitişi, mücbir sebep sayılacak haller ve bunların süreye etkisi tek tek yazılmalıdır. "Yüklenici mümkün olan en kısa sürede teslim eder" gibi ifadeler, malik açısından korumasızdır.
Ceza koşulu, geciken her ay için yüklenicinin ödeyeceği tutarı önceden belirler ve malikin zararını ayrıca ispat etme yükünü hafifletir. Tutarın en azından bölgedeki emsal kira bedelini karşılayacak düzeyde ve yeniden değerleme hükmüyle birlikte yazılması, uzun süren işlerde değer kaybını azaltır. Teslim sırasında ceza koşulu hakkının saklı tutulmasına dikkat edin.
Arsa payının tamamının sözleşme imzasıyla birlikte yükleniciye geçirilmesi, malik açısından en büyük risktir. Bunun yerine tapu devrinin inşaatın ilerleme seviyesine bağlanması (kademeli devir), banka teminat mektubu alınması veya yükleniciye düşecek bölümler üzerine maliklerin lehine ipotek kurulması gibi mekanizmalar kullanılabilir.
6306 sayılı Kanun kapsamında maliklere ve belirli koşullarla kiracılara geçici konut veya kira yardımı yapılabilir; tutarlar ve süreler Bakanlık tarafından dönemsel olarak güncellenir. Devlet yardımı ile yüklenicinin üstlendiği kira bedeli farklı şeylerdir. Sözleşmede yüklenicinin ayrıca kira ödeyip ödemeyeceği, tutarı, artış usulü ve gecikme halinde ne olacağı açıkça yazılmalıdır.
Yüklenici iflas ettiğinde veya işi yarıda bıraktığında, kendisine erken devredilmiş arsa payları alacaklılarının haciz ve iflas işlemlerine konu olabilir. Bu senaryoda malikler hem yarım kalmış bir yapıyla hem de tapuda yabancı alacaklılarla karşılaşır. Sözleşmeden dönme hakkı, devredilen payların iadesi ve yeni yükleniciyle devam şartları önceden kararlaştırılmazsa, sorun yıllarca sürebilir. Uyuşmazlığın inşaat boyutu için inşaat hukuku ve inşaat anlaşmazlıkları yazımızı inceleyebilirsiniz.
İmzadan önce sözleşmede aşağıdaki maddelerin bulunup bulunmadığını kontrol edin:
Bu listenin her maddesi binanın konumuna, malik sayısına ve yüklenicinin mali gücüne göre farklı ağırlık taşır. Sizin dosyanızda hangilerinin pazarlık konusu yapılması gerektiği, sözleşme taslağı ve tapu kayıtları birlikte okunarak değerlendirilmelidir; bir avukat bunu kısa bir görüşmede sizinle birlikte inceleyebilir.
Bir kentsel dönüşüm projesinin tespitten anahtar teslimine kadar süresi binaya, malik sayısına ve yükleniciye göre büyük farklar gösterir; aşağıdaki aralıklar yalnızca genel bir fikir verir.
Uyuşmazlık çıkarsa bu takvim uzar. Bir idari dava ilk derecede çoğu zaman bir yılı aşabilir; yükleniciyle olan bir alacak veya tapu iptal davası da birkaç yıl sürebilir. Bu nedenle sözleşmedeki kira ve ceza koşulu hükümleri, olası bir gecikmeyi karşılayacak şekilde yazılmalıdır.
Riskli yapı tespiti, tespite itirazın reddi, yıkım ve tahliye işlemleri ile 6306 sayılı Kanun kapsamındaki diğer idari işlemler idare mahkemelerinde iptal davasına konu olabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 7 uyarınca idare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde, yazılı bildirim tarihinden itibaren 60 gündür.
6306 sayılı Kanun ise Kanun'un uygulamasıyla ilgili idari işlemlere karşı özel ve daha kısa bir dava açma süresi öngörmüştür: tebliğ tarihinden itibaren 30 gün. Hangi işlemin hangi süreye tabi olduğu tartışmalı olabileceğinden, en güvenli yol kısa süreyi esas almak ve tebliğ tarihinden itibaren hızla harekete geçmektir. Yürütmeyi durdurma talebi de dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülebilir; yıkım gerçekleştikten sonra bu talebin pratik değeri büyük ölçüde kaybolur.
Kat malikleri arasındaki ve yükleniciyle olan uyuşmazlıklar ise kural olarak adli yargıda, yani asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak, 6325 sayılı Kanun m. 18/B uyarınca dava şartıdır. Hangi uyuşmazlığın hangi yargı koluna ait olduğunu ayırt etmek, yanlış mahkemede süre kaybetmemek için önemlidir. Taşınmaz uyuşmazlıklarına ilişkin genel bilgi için gayrimenkul hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Kiracılar ve ipotek, intifa veya oturma hakkı gibi sınırlı ayni hak sahipleri de kentsel dönüşümden doğrudan etkilenir, ancak konumları malikten farklıdır. Riskli yapının tahliyesi ve yıkımıyla kira ilişkisi kural olarak sona erer. Kiracı, belirli koşullarla Bakanlıktan kira yardımı alabilir. Yardımın tutarı ve süresi dönemsel olarak belirlendiğinden güncel bilgiyi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden öğrenmek gerekir.
İpotek gibi sınırlı ayni haklar ve tapudaki şerhler, uygulamada yeni oluşan bağımsız bölümlere aktarılır. Bu aktarımın hangi bölüm üzerinde ve hangi oranda yapılacağı ise maliklerin, yüklenicinin ve hak sahibinin anlaşmasına bağlıdır. Eski daireniz üzerinde banka ipoteği varsa, bankayla sürecin başında görüşmek kredi ve tahsis sorunlarını önler.
Karanfiloğlu Hukuk Bürosu olarak İstanbul'da incelediğimiz dosyalarda en sık karşılaştığımız sorun, maliklerin sözleşmeyi yüklenicinin hazırladığı taslak üzerinden, hiçbir değişiklik istemeden imzalamasıdır. Diğer tipik hatalar şunlardır:
Özetle, kentsel dönüşümde hak kaybı süreleri takip ederek, sözleşmeyi yazılı ve ayrıntılı hale getirerek ve tapu devrini teminata bağlayarak büyük ölçüde önlenebilir. Mevzuat 2023'te değiştiği için her adımda güncel metni esas almak gerekir.
Kendi durumunuz hakkında görüş almak isterseniz, Karanfiloğlu Hukuk Bürosu İstanbul'da Türk ve yabancı müvekkillere Türkiye genelinde hizmet veren kayıtlı bir hukuk bürosudur. Bize telefon veya WhatsApp üzerinden +90 532 659 35 11 numarasından, e-posta ile karanfiloglu.lawyer@gmail.com adresinden ulaşabilir ya da Merkez Mah. Hasat Sk. No:12, 34384 Şişli / İstanbul adresindeki ofisimizi ziyaret edebilirsiniz. Durumunuzu görüşmek için bizimle iletişime geçin.
İlk adım, riskli yapı tespitinin muhtarlıktaki ilan tarihini öğrenmek ve itiraz süresini ilanın son gününden hesaplamaktır. Ardından tapu kaydınızı kontrol edip yükleniciyle hiçbir belge imzalamadan önce sözleşme taslağını inceletmelisiniz.
İtiraz süresi 15 gündür ve tespitin muhtarlıktaki 15 günlük ilanının son gününden, yani tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren işler. İtiraz, il müdürlüğüne veya yetki devredilmişse ilgili idareye dilekçeyle yapılır; somut dosyada güncel metni teyit etmeniz gerekir.
Karara katılmayan malikin payı, kural olarak rayiç değerin altında olmamak üzere açık artırmayla öncelikle diğer maliklere satılabilir. Bu bir bedelsiz el koyma değildir, ancak değerleme ve satış işlemine karşı süresinde hukuki yola başvurmazsanız sonucu değiştirmek zorlaşır.
Karar, paylar oranında salt çoğunlukla alınır. Bu oran uzun süre üçte iki olarak uygulandı; 2023 yılında 7471 sayılı Kanun'la salt çoğunluğa indirildi. Toplantıya çağrı ve tebligat usulü de kararın geçerliliğini etkilediğinden, karar tarihindeki Kanun metnini kontrol etmelisiniz.
Evet, arsa payı devri vaadi içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesinin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Adi yazılı protokoller arsa payı devri bakımından geçerlilik sorunu doğurabilir.
Yüklenicinin iflası halinde, kendisine önceden devredilmiş arsa payları alacaklıların talebine konu olabilir. Sözleşmede kademeli devir, teminat ve fesih halinde pay iadesi hükümleri bulunuyorsa malikin elindeki koruma çok daha güçlüdür.
Kiracı, riskli yapının tahliyesiyle kira ilişkisi sona erse de belirli koşullarla Bakanlıktan kira yardımı alabilir. Yardımın tutarı ve süresi dönemsel olarak güncellenir; başvuru için İl Müdürlüğü'ne danışmalısınız.
İdari yargıda genel süre İYUK m. 7 uyarınca 60 gündür, ancak 6306 sayılı Kanun kendi işlemleri için daha kısa ve özel bir süre öngörür. Bu süre Kanun uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür; bu kısa süreyi esas alarak hareket etmek gerekir.
Kaan Karanfiloğlu, İstanbul merkezli ve Türk ve yabancı müvekkillere Türkiye genelinde hizmet veren kayıtlı bir hukuk bürosu olan Karanfiloğlu Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. İstanbul Barosu'na (Sicil No. 58270) ve Türkiye Barolar Birliği'ne (No. 133074) kayıtlı bir avukattır ve 41909 sicil numaralı kayıtlı arabulucudur. 2017'den bu yana Türkiye'de avukatlık yapmaktadır. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2016 yılında mezun olmuştur ve müvekkillerine Türkçe, İngilizce ve Fransızca danışmanlık vermektedir; büro, Rusça ve Çince konuşan müvekkillere ofisteki ana dili bu diller olan danışmanlar aracılığıyla da hizmet vermektedir.
Bilgilendirme: Bu yazı Türk hukuku hakkında genel bilgi sunar ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kanunlar, yönetmelikler, resmi harçlar ve usuller zaman içinde değişir ve her durum farklıdır. Kendi durumunuza ilişkin tavsiye için lütfen bir avukata danışın. Bu yazıdaki bilgilere dayanılmasından doğabilecek herhangi bir zarar için sorumluluk kabul edilmez.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Gayrimenkul sınır anlaşmazlıkları, mülkiyet haklarını etkileyen önemli hukuki meselelerden biridir ve çözümü için doğru hukuki adımların atılması...
Gayrimenkul yatırımları, Türkiye'de karlı bir fırsat sunmakla birlikte, hukuki riskler barındırması nedeniyle dikkatli bir inceleme gerektirir.
Gayrimenkul alım satım süreci, karmaşık ve detaylı prosedürler içermektedir; bu noktada Türkiye'deki gayrimenkul hukukunun iyi anlaşılması hayati...