İçeriğe geç
Karanfiloğlu Hukuk Bürosu

Gayrimenkul Hukuku

Kentsel Dönüşümde Hak Kaybına Karşı Hukuki Tedbirler: Malik Rehberi

Yazar:

· · 12 dk okuma

Kentsel dönüşümde hak kaybı çoğunlukla binanın riskli bulunmasından değil, imzalanan sözleşmeden, kaçırılan itiraz ve dava sürelerinden ve teminatsız bırakılan arsa payı devrinden doğar. Haklarınızı korumanın yolu, riskli yapı tespitini ve kat malikleri kararını süresi içinde denetlemek, kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzadan önce madde madde incelemek ve tapu devrini inşaatın ilerlemesine bağlamaktır.

Bu rehberde 6306 sayılı Kanun'un işleyişini, hakların pratikte nerede kaybedildiğini, sözleşmede neleri aramanız gerektiğini ve idari yargı yolunu sırasıyla anlatıyoruz. Süreç ve sözleşme yapısı hakkında genel bir çerçeve için kentsel dönüşümde hukuki süreçler yazımıza da bakabilirsiniz.

Kentsel Dönüşümde Hak Kaybı Nedir ve Neden Oluşur?

Kentsel dönüşümde hak kaybı, malikin dönüşüm öncesindeki mülkiyet değerine denk bir karşılık alamaması ya da bu karşılığa geç, eksik veya hiç kavuşamaması demektir. Kayıp tek bir anda yaşanmaz. Çoğu zaman birbirine bağlı küçük kararların sonucudur.

Uygulamada gördüğümüz başlıca kayıp türleri şunlardır:

  • Değer kaybı: Yeni dairenin eski daireye göre küçük, kötü konumlu veya düşük nitelikli olması.
  • Zaman kaybı: Teslimin yıllarca gecikmesi ve bu sürede kira ödemek zorunda kalmak.
  • Mülkiyet kaybı: Arsa payının yükleniciye erken devredilmesi, yüklenicinin borçlanması veya iflası sonucu payın üçüncü kişilere geçmesi.
  • Usul kaybı: Riskli yapı tespitine, kat malikleri kararına veya idari işlemlere karşı sürenin kaçırılması.
  • Zorunlu satış: Karara katılmayan malikin payının açık artırmayla satılması.

Bu kayıpların büyük kısmı önlenebilir. Ancak önlem, inşaat başlamadan önce alınmalıdır.

Yasal Çerçeve: 6306 Sayılı Kanun ve Riskli Yapı Tespiti

Kentsel dönüşümün temel düzenlemesi 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile bu Kanun'un uygulama yönetmeliğidir. Kanun, riskli yapıların tespiti, yıkımı, yeniden yapımı ve bu sırada maliklerin nasıl karar alacağı konusunda genel hukuktan ayrılan özel kurallar getirir.

Riskli yapı tespiti nasıl yapılır?

Riskli yapı tespiti, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlarca yapılan teknik bir incelemedir. Başvuruyu kural olarak maliklerden biri veya kanuni temsilcisi yapabilir; Başkanlık ve yetkili idareler de tespit yaptırabilir. Tespit sonucu tapu müdürlüğüne bildirilir ve tapu kaydına riskli yapı belirtmesi işlenir. Tespit tutanağı yapıya asılır, maliklere e-Devlet üzerinden bildirilir ve muhtarlıkta 15 gün süreyle ilan edilir; tespit, bu ilanın son günü maliklere tebliğ edilmiş sayılır.

Riskli yapı tespitine itiraz

Maliklerin riskli yapı tespitine itiraz hakkı vardır ve bu itiraz kısa bir süreye bağlıdır. İtiraz, muhtarlıktaki ilanın son gününden itibaren 15 gün içinde, yapının bulunduğu yerdeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne veya yetki devredilmişse ilgili idareye dilekçeyle yapılır ve teknik heyetlerce incelenir. Süre, size ayrıca bir evrak ulaşması beklenmeden işlemeye başlar; bu nedenle ilan tarihini hemen öğrenin ve güncel mevzuat metnini kontrol edin. Bekleyerek düşünmek, bu aşamada en pahalı hatadır.

İtiraz etmek için çoğu zaman bağımsız bir mühendislik değerlendirmesi gerekir. Yalnızca "bina sağlam görünüyor" demek yeterli değildir; karot sonuçları, donatı tespiti ve analiz yöntemi teknik olarak sorgulanmalıdır.

Yıkım ve tahliye aşaması

Tespit kesinleştikten sonra maliklere yapıyı yıkmaları için bir süre verilir. Bu süre içinde yıkım yapılmazsa idare elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilmesini isteyebilir ve yıkımı kendisi yaptırabilir. 2023 değişikliğinden sonra Kanun bu süre için doksan günlük bir üst sınır öngörür; somut süre tebligatta yazar ve o tarih esas alınmalıdır. Yıkım gerçekleştikten sonra binanın teknik durumuna itiraz etmek fiilen imkansız hale gelir, bu yüzden itiraz ve dava kararı yıkımdan önce verilmelidir.

Kat Malikleri Kararı ve Karara Katılmayan Malikin Durumu

Riskli yapı tespit edilen bir binada yeniden yapım kararı oybirliği gerektirmez; Kanun, maliklerin paylar oranında salt çoğunluğuyla karar alınmasına izin verir. Bu kural, tek bir malikin projeyi süresiz engellemesini önlemek için konmuştur, ancak azınlıkta kalan malik için ciddi sonuçlar doğurur.

Uzun süre bu çoğunluk, maliklerin paylarına göre üçte iki (2/3) çoğunluğu olarak uygulandı. 2023 yılında 7471 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle bu oran, paylar oranında salt çoğunluğa indirilmiştir. Oran, toplantıya çağrı usulü ve tebligat şekli doğrudan kararın geçerliliğini etkilediği için, karara karşı bir adım atmadan önce güncel Kanun metnini ve yönetmeliği mutlaka kontrol edin.

Karara katılmazsanız ne olur?

Karara katılmayan malikin payı, kural olarak rayiç değerin altında olmamak üzere ve öncelikle karara katılan diğer maliklere açık artırma yoluyla satılır. Rayiç değer, Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı değerleme kuruluşlarınca belirlenir. Diğer malikler payı almazsa, Kanun'da idareye payı satın alma veya başka yollarla edinme imkanı tanınmıştır. Satışın usulü ve sıralaması da 2023 sonrası düzenlemelerden etkilenmiş olabilir; bu nedenle somut dosyada güncel metne bakılmalıdır.

Burada sık yapılan hata, karara itiraz etmeden yalnızca imza atmamakla yetinmektir. Karara katılmamak bir hak koruma yöntemi değildir. Kararın kendisine, değerleme raporuna veya satış işlemine karşı süresinde hukuki yola başvurmak gerekir.

Kentsel Dönüşümde Hak Kaybı Pratikte Nerede Yaşanır?

Kentsel dönüşümde hak kaybı en sık kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yaşanır, çünkü maliklerin yükleniciyle olan bütün ilişkisi bu belgeye dayanır. Sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki eser sözleşmesi hükümleri ile taşınmaz satış vaadinin birleşimidir. Arsa payı devri vaadi içerdiği için noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir; adi yazılı bir metin veya "protokol" bu şekil şartını karşılamaz. Bu konudaki genel kuralları sözleşmeler ve borçlar hukuku sayfamızda bulabilirsiniz.

Arsa payı ve paylaşım oranı

Arsa payının yükleniciye devri ve maliklere kalacak bağımsız bölümlerin oranı sözleşmenin kalbidir. Sözleşmede yalnızca "yüzde 50 paylaşım" yazması yetmez. Hangi dairenin kime düşeceği, kat, cephe, net metrekare ve kat irtifakındaki arsa payı açıkça listelenmelidir. Daire seçimi kurayla yapılacaksa kura usulü de yazılmalıdır.

Teslim süresi ve gecikme

Teslim süresi belirsiz bırakılırsa gecikmeyi ispat etmek zorlaşır. Sürenin başlangıcı (örneğin yapı ruhsatının alınması veya yıkım tarihi) ve bitişi, mücbir sebep sayılacak haller ve bunların süreye etkisi tek tek yazılmalıdır. "Yüklenici mümkün olan en kısa sürede teslim eder" gibi ifadeler, malik açısından korumasızdır.

Ceza koşulu

Ceza koşulu, geciken her ay için yüklenicinin ödeyeceği tutarı önceden belirler ve malikin zararını ayrıca ispat etme yükünü hafifletir. Tutarın en azından bölgedeki emsal kira bedelini karşılayacak düzeyde ve yeniden değerleme hükmüyle birlikte yazılması, uzun süren işlerde değer kaybını azaltır. Teslim sırasında ceza koşulu hakkının saklı tutulmasına dikkat edin.

Teminat

Arsa payının tamamının sözleşme imzasıyla birlikte yükleniciye geçirilmesi, malik açısından en büyük risktir. Bunun yerine tapu devrinin inşaatın ilerleme seviyesine bağlanması (kademeli devir), banka teminat mektubu alınması veya yükleniciye düşecek bölümler üzerine maliklerin lehine ipotek kurulması gibi mekanizmalar kullanılabilir.

Kira yardımı

6306 sayılı Kanun kapsamında maliklere ve belirli koşullarla kiracılara geçici konut veya kira yardımı yapılabilir; tutarlar ve süreler Bakanlık tarafından dönemsel olarak güncellenir. Devlet yardımı ile yüklenicinin üstlendiği kira bedeli farklı şeylerdir. Sözleşmede yüklenicinin ayrıca kira ödeyip ödemeyeceği, tutarı, artış usulü ve gecikme halinde ne olacağı açıkça yazılmalıdır.

Yüklenicinin iflası veya işi bırakması

Yüklenici iflas ettiğinde veya işi yarıda bıraktığında, kendisine erken devredilmiş arsa payları alacaklılarının haciz ve iflas işlemlerine konu olabilir. Bu senaryoda malikler hem yarım kalmış bir yapıyla hem de tapuda yabancı alacaklılarla karşılaşır. Sözleşmeden dönme hakkı, devredilen payların iadesi ve yeni yükleniciyle devam şartları önceden kararlaştırılmazsa, sorun yıllarca sürebilir. Uyuşmazlığın inşaat boyutu için inşaat hukuku ve inşaat anlaşmazlıkları yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Kontrol Listesi

İmzadan önce sözleşmede aşağıdaki maddelerin bulunup bulunmadığını kontrol edin:

  1. Sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması ve tüm maliklerin veya usulüne uygun vekillerinin imzası.
  2. Her malike düşecek bağımsız bölümün kat, cephe, net ve brüt metrekare ile listelenmesi.
  3. Onaylı projeye, malzeme ve teknik şartnameye atıf; şartnamenin sözleşmenin eki olması.
  4. Başlangıç ve bitiş tarihleriyle kesin teslim süresi, mücbir sebep tanımı.
  5. Aylık gecikme ceza koşulu ve yeniden değerleme hükmü.
  6. Arsa payının kademeli devri ve her kademe için tamamlanma ölçütü.
  7. Teminat mektubu, ipotek veya başka bir güvence.
  8. Yüklenicinin ödeyeceği kira yardımı, tutarı ve ödeme günü.
  9. Yüklenicinin sözleşmeyi veya payları başkasına devretme yasağı ya da devrin malik onayına bağlanması.
  10. Yüklenicinin iflası, işi terk etmesi veya ruhsatın iptali halinde fesih ve pay iadesi hükmü.
  11. İskan (yapı kullanma izin belgesi) alma yükümlülüğü ve masrafların kime ait olduğu.
  12. Vergi, harç ve abonelik giderlerinin paylaşımı.

Bu listenin her maddesi binanın konumuna, malik sayısına ve yüklenicinin mali gücüne göre farklı ağırlık taşır. Sizin dosyanızda hangilerinin pazarlık konusu yapılması gerektiği, sözleşme taslağı ve tapu kayıtları birlikte okunarak değerlendirilmelidir; bir avukat bunu kısa bir görüşmede sizinle birlikte inceleyebilir.

Kentsel Dönüşümde Hak Kaybını Önlemek İçin Adım Adım Yol Haritası

  1. Tapu kaydını alın: Tapu müdürlüğünden veya e-Devlet üzerinden güncel tapu kaydını, şerhleri, ipotekleri ve hacizleri kontrol edin.
  2. Tebligatı takip edin: e-Devlet bildirimlerini, binaya asılan tutanağı ve muhtarlık ilanını takip edin; itiraz süresini muhtarlıktaki ilanın son gününden hesaplayın.
  3. Teknik görüş alın: Tespite şüpheyle bakıyorsanız bağımsız bir inşaat mühendisinden rapor isteyin.
  4. Toplantıya katılın: Kat malikleri toplantısına bizzat veya vekil aracılığıyla katılın ve muhalefet şerhinizi tutanağa geçirtin.
  5. Yükleniciyi araştırın: Bitirdiği projeleri, ticaret sicil kaydını, varsa icra ve dava geçmişini inceleyin.
  6. Taslağı inceletin: Sözleşme taslağını notere gitmeden önce yukarıdaki kontrol listesine göre inceletin.
  7. Devri kademelendirin: Tapu devrini inşaat ilerledikçe yapın ve her kademede teminatın varlığını doğrulayın.
  8. Belgeleri saklayın: Tebligatlar, toplantı tutanakları, ödeme dekontları ve yazışmaları tek bir dosyada tutun.

Süreç genellikle ne kadar sürer?

Bir kentsel dönüşüm projesinin tespitten anahtar teslimine kadar süresi binaya, malik sayısına ve yükleniciye göre büyük farklar gösterir; aşağıdaki aralıklar yalnızca genel bir fikir verir.

  • Riskli yapı tespiti: Başvurudan raporun tapuya işlenmesine kadar genellikle birkaç hafta.
  • İtiraz süreci: İtiraz yapılırsa teknik heyet incelemesi çoğu zaman birkaç hafta ile birkaç ay arasında sürer.
  • Karar ve sözleşme: Maliklerin anlaşması ve noter sözleşmesi, uzlaşı düzeyine göre birkaç aydan bir yıla kadar uzayabilir.
  • Ruhsat ve yıkım: Proje onayı ve yapı ruhsatı genellikle birkaç ay alır.
  • İnşaat: Süre sözleşmedeki teslim tarihine ve projenin büyüklüğüne bağlıdır; orta büyüklükte bir apartmanda uygulamada çoğu zaman bir yılı aşar.
  • İskan ve tapu: İnşaat bittikten sonra yapı kullanma izni ve kat mülkiyetine geçiş birkaç ay daha sürebilir.

Uyuşmazlık çıkarsa bu takvim uzar. Bir idari dava ilk derecede çoğu zaman bir yılı aşabilir; yükleniciyle olan bir alacak veya tapu iptal davası da birkaç yıl sürebilir. Bu nedenle sözleşmedeki kira ve ceza koşulu hükümleri, olası bir gecikmeyi karşılayacak şekilde yazılmalıdır.

İdari Yargı Yolu ve Dava Açma Süreleri

Riskli yapı tespiti, tespite itirazın reddi, yıkım ve tahliye işlemleri ile 6306 sayılı Kanun kapsamındaki diğer idari işlemler idare mahkemelerinde iptal davasına konu olabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 7 uyarınca idare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde, yazılı bildirim tarihinden itibaren 60 gündür.

6306 sayılı Kanun ise Kanun'un uygulamasıyla ilgili idari işlemlere karşı özel ve daha kısa bir dava açma süresi öngörmüştür: tebliğ tarihinden itibaren 30 gün. Hangi işlemin hangi süreye tabi olduğu tartışmalı olabileceğinden, en güvenli yol kısa süreyi esas almak ve tebliğ tarihinden itibaren hızla harekete geçmektir. Yürütmeyi durdurma talebi de dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülebilir; yıkım gerçekleştikten sonra bu talebin pratik değeri büyük ölçüde kaybolur.

Kat malikleri arasındaki ve yükleniciyle olan uyuşmazlıklar ise kural olarak adli yargıda, yani asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak, 6325 sayılı Kanun m. 18/B uyarınca dava şartıdır. Hangi uyuşmazlığın hangi yargı koluna ait olduğunu ayırt etmek, yanlış mahkemede süre kaybetmemek için önemlidir. Taşınmaz uyuşmazlıklarına ilişkin genel bilgi için gayrimenkul hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Kiracıların ve Sınırlı Ayni Hak Sahiplerinin Durumu

Kiracılar ve ipotek, intifa veya oturma hakkı gibi sınırlı ayni hak sahipleri de kentsel dönüşümden doğrudan etkilenir, ancak konumları malikten farklıdır. Riskli yapının tahliyesi ve yıkımıyla kira ilişkisi kural olarak sona erer. Kiracı, belirli koşullarla Bakanlıktan kira yardımı alabilir. Yardımın tutarı ve süresi dönemsel olarak belirlendiğinden güncel bilgiyi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden öğrenmek gerekir.

İpotek gibi sınırlı ayni haklar ve tapudaki şerhler, uygulamada yeni oluşan bağımsız bölümlere aktarılır. Bu aktarımın hangi bölüm üzerinde ve hangi oranda yapılacağı ise maliklerin, yüklenicinin ve hak sahibinin anlaşmasına bağlıdır. Eski daireniz üzerinde banka ipoteği varsa, bankayla sürecin başında görüşmek kredi ve tahsis sorunlarını önler.

Sık Yapılan Hatalar

Karanfiloğlu Hukuk Bürosu olarak İstanbul'da incelediğimiz dosyalarda en sık karşılaştığımız sorun, maliklerin sözleşmeyi yüklenicinin hazırladığı taslak üzerinden, hiçbir değişiklik istemeden imzalamasıdır. Diğer tipik hatalar şunlardır:

  • Tebligatı geç fark etmek: İtiraz ve dava süreleri tebliğden işlemeye başlar; riskli yapı tespiti ile tahliye ve yıkım bildirimlerinde tebliğ, muhtarlıktaki ilanın son günü yapılmış sayılır. e-Devlet bildirimlerinizi takip edin ve adres değiştiyse tapudaki ve MERNİS'teki adresinizi güncelleyin.
  • Protokolle yetinmek: Noterde düzenleme şeklinde yapılmayan sözleşme, arsa payı devri yönünden ciddi geçerlilik sorunu doğurur.
  • Tüm tapuyu baştan devretmek: Teminatsız devir, yüklenici borçlandığında payınızı korumasız bırakır.
  • Toplantıya gitmemek: Katılmayan malik, muhalefetini kayda geçirme ve karar metnini etkileme fırsatını kaybeder.
  • Sözlü vaatlere güvenmek: Fazladan bir oda, otopark veya kira artışı sözleşmede yazmıyorsa, sonradan talep etmek zordur.

Özetle, kentsel dönüşümde hak kaybı süreleri takip ederek, sözleşmeyi yazılı ve ayrıntılı hale getirerek ve tapu devrini teminata bağlayarak büyük ölçüde önlenebilir. Mevzuat 2023'te değiştiği için her adımda güncel metni esas almak gerekir.

İstanbul'da Bir Avukatla Görüşün

Kendi durumunuz hakkında görüş almak isterseniz, Karanfiloğlu Hukuk Bürosu İstanbul'da Türk ve yabancı müvekkillere Türkiye genelinde hizmet veren kayıtlı bir hukuk bürosudur. Bize telefon veya WhatsApp üzerinden +90 532 659 35 11 numarasından, e-posta ile karanfiloglu.lawyer@gmail.com adresinden ulaşabilir ya da Merkez Mah. Hasat Sk. No:12, 34384 Şişli / İstanbul adresindeki ofisimizi ziyaret edebilirsiniz. Durumunuzu görüşmek için bizimle iletişime geçin.

Sıkça Sorulan Sorular

Kentsel dönüşümde hak kaybı yaşamamak için ilk ne yapmalıyım?

İlk adım, riskli yapı tespitinin muhtarlıktaki ilan tarihini öğrenmek ve itiraz süresini ilanın son gününden hesaplamaktır. Ardından tapu kaydınızı kontrol edip yükleniciyle hiçbir belge imzalamadan önce sözleşme taslağını inceletmelisiniz.

Riskli yapı tespitine itiraz süresi ne kadar?

İtiraz süresi 15 gündür ve tespitin muhtarlıktaki 15 günlük ilanının son gününden, yani tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren işler. İtiraz, il müdürlüğüne veya yetki devredilmişse ilgili idareye dilekçeyle yapılır; somut dosyada güncel metni teyit etmeniz gerekir.

Kentsel dönüşüme onay vermezsem dairem elimden alınır mı?

Karara katılmayan malikin payı, kural olarak rayiç değerin altında olmamak üzere açık artırmayla öncelikle diğer maliklere satılabilir. Bu bir bedelsiz el koyma değildir, ancak değerleme ve satış işlemine karşı süresinde hukuki yola başvurmazsanız sonucu değiştirmek zorlaşır.

Kentsel dönüşüm kararı için kaç malikin onayı gerekir?

Karar, paylar oranında salt çoğunlukla alınır. Bu oran uzun süre üçte iki olarak uygulandı; 2023 yılında 7471 sayılı Kanun'la salt çoğunluğa indirildi. Toplantıya çağrı ve tebligat usulü de kararın geçerliliğini etkilediğinden, karar tarihindeki Kanun metnini kontrol etmelisiniz.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi noterde yapılmak zorunda mı?

Evet, arsa payı devri vaadi içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesinin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Adi yazılı protokoller arsa payı devri bakımından geçerlilik sorunu doğurabilir.

Yüklenici iflas ederse ne olur?

Yüklenicinin iflası halinde, kendisine önceden devredilmiş arsa payları alacaklıların talebine konu olabilir. Sözleşmede kademeli devir, teminat ve fesih halinde pay iadesi hükümleri bulunuyorsa malikin elindeki koruma çok daha güçlüdür.

Kiracı olarak kentsel dönüşümde hangi haklarım var?

Kiracı, riskli yapının tahliyesiyle kira ilişkisi sona erse de belirli koşullarla Bakanlıktan kira yardımı alabilir. Yardımın tutarı ve süresi dönemsel olarak güncellenir; başvuru için İl Müdürlüğü'ne danışmalısınız.

Kentsel dönüşüm işlemine karşı dava açma süresi ne kadar?

İdari yargıda genel süre İYUK m. 7 uyarınca 60 gündür, ancak 6306 sayılı Kanun kendi işlemleri için daha kısa ve özel bir süre öngörür. Bu süre Kanun uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür; bu kısa süreyi esas alarak hareket etmek gerekir.

Yazar Hakkında

Kaan Karanfiloğlu, İstanbul merkezli ve Türk ve yabancı müvekkillere Türkiye genelinde hizmet veren kayıtlı bir hukuk bürosu olan Karanfiloğlu Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. İstanbul Barosu'na (Sicil No. 58270) ve Türkiye Barolar Birliği'ne (No. 133074) kayıtlı bir avukattır ve 41909 sicil numaralı kayıtlı arabulucudur. 2017'den bu yana Türkiye'de avukatlık yapmaktadır. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2016 yılında mezun olmuştur ve müvekkillerine Türkçe, İngilizce ve Fransızca danışmanlık vermektedir; büro, Rusça ve Çince konuşan müvekkillere ofisteki ana dili bu diller olan danışmanlar aracılığıyla da hizmet vermektedir.

Bilgilendirme: Bu yazı Türk hukuku hakkında genel bilgi sunar ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kanunlar, yönetmelikler, resmi harçlar ve usuller zaman içinde değişir ve her durum farklıdır. Kendi durumunuza ilişkin tavsiye için lütfen bir avukata danışın. Bu yazıdaki bilgilere dayanılmasından doğabilecek herhangi bir zarar için sorumluluk kabul edilmez.

Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İlgili yayınlar

İletişimAraWhatsApp