İçeriğe geç
Karanfiloğlu Hukuk Bürosu

Türkiye'de Mahkeme Türleri: Mahkemeler Kaça Ayrılır ve Hangi Davaya Bakar?

Yazar:

· · 13 dk okuma

Türkiye'de mahkemeler temelde iki ana yargı koluna ayrılır: adli yargı ve idari yargı. Bunların yanında, ayrı bir yerde duran iki yüksek mahkeme vardır: Anayasa Mahkemesi ve iki yargı kolu arasındaki görev uyuşmazlıklarını çözen Uyuşmazlık Mahkemesi. Hangi mahkemeye gideceğiniz, uyuşmazlığın kiminle ve hangi konuda olduğuna bağlıdır.

Türkiye'de Mahkemeler Kaça Ayrılır?

Türkiye'de mahkemeler, Anayasa'nın yargı bölümüne göre adli yargı ve idari yargı olmak üzere iki ana kola ayrılır; Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi bu iki kolun dışında yer alır. Eskiden üçüncü bir kol olan askeri yargı, 2017 Anayasa değişikliğiyle barış zamanı için kaldırılmıştır.

  • Adli yargı: Kişiler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarına (hukuk mahkemeleri) ve suç isnatlarına (ceza mahkemeleri) bakar. En üst mercii Yargıtay'dır.
  • İdari yargı: Devletin, belediyelerin ve diğer kamu kurumlarının işlem ve eylemlerine karşı açılan davalara bakar. En üst mercii Danıştay'dır.
  • Anayasa Mahkemesi: Kanunların Anayasa'ya uygunluğunu denetler ve temel hak ihlali iddiasıyla yapılan bireysel başvuruları inceler.
  • Uyuşmazlık Mahkemesi: Bir davanın adli yargıya mı yoksa idari yargıya mı ait olduğu konusunda çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer (Anayasa m. 158).

Mahkeme çeşitleri yalnızca bu dört başlıktan ibaret değildir. Her yargı kolunun içinde ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri ve temyiz mercii olmak üzere üç kademeli bir yapı vardır. Aşağıda bu yapıyı aşağıdan yukarıya doğru açıyoruz.

Adli Yargıda Hukuk Mahkemeleri

Hukuk mahkemeleri, kişiler ve şirketler arasındaki alacak, tazminat, mülkiyet, aile ve ticaret gibi özel hukuk uyuşmazlıklarını çözen adli yargı mahkemeleridir. Görevleri esas olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve ilgili özel kanunlarla belirlenir.

Asliye Hukuk Mahkemesi

Asliye hukuk mahkemesi, hukuk davalarında genel görevli mahkemedir (HMK m. 2). Kanunda başka bir mahkemeye verilmemiş her dava buraya açılır: haksız fiilden doğan tazminat, tapu iptal ve tescil, sözleşmeden doğan alacak, kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat gibi. Bir yerde özel mahkeme kurulmamışsa, asliye hukuk mahkemesi o özel mahkeme sıfatıyla da çalışır. Örneğin küçük bir ilçede aile mahkemesi yoksa boşanma davası "aile mahkemesi sıfatıyla" asliye hukukta görülür.

Sulh Hukuk Mahkemesi

Sulh hukuk mahkemesi, kanunun açıkça saydığı belirli işlere bakar (HMK m. 4). Bunların başında kira ilişkisinden doğan davalar gelir: tahliye, kira bedelinin tespiti, kira alacağı. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu), zilyetliğin korunması, vesayet işleri ve mirasçılık belgesi gibi çekişmesiz yargı işleri de sulh hukukun görev alanındadır. Kira davası olduğu halde dosyayı asliye hukuka açmak, uygulamada sık gördüğümüz bir görev hatasıdır.

Aile Mahkemesi

Aile mahkemeleri, 4787 sayılı Kanunla kurulmuş ve aile hukukundan doğan dava ve işlere bakan özel mahkemelerdir. Boşanma, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, soybağı ve evlat edinme bu mahkemelerde görülür. Ailenin korunmasına ilişkin koruyucu tedbir talepleri de çoğunlukla aile mahkemesine yapılır. Adım adım süreç için boşanma davası açma rehberimize bakabilirsiniz.

İş Mahkemesi

İş mahkemeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara bakar. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı ve işe iade davası tipik örneklerdir. İş kazası ve sosyal güvenlik uyuşmazlıkları da iş mahkemesinin alanındadır. İşçilik alacakları ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Ticaret Mahkemesi

Asliye ticaret mahkemeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ticari dava olarak tanımlanan uyuşmazlıklara bakar. Şirketler arası alacaklar, ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar, genel kurul kararlarının iptali, haksız rekabet, iflas ve konkordato bunlardandır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda da kural olarak arabuluculuk dava şartıdır.

Tüketici Mahkemesi

Tüketici mahkemeleri, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklara bakar: ayıplı mal ve hizmet, banka kredisi masrafları, abonelik sözleşmeleri, konut satışları. Belirli bir parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda önce tüketici hakem heyetine başvurmak gerekir; bu sınır her yıl yeniden belirlenir ve Ticaret Bakanlığı tarafından ilan edilir. Ayrıntılar için tüketici hakları ve tüketici mahkemeleri yazımıza göz atabilirsiniz.

Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi

Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri marka, patent, tasarım ve telif hakkı davalarına bakar. Bu mahkemeler büyük şehirlerde, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir'de kurulmuştur. Bulunmayan yerlerde bu davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Marka hakkına tecavüz iddiası taşıyan bir ceza davası ise ayrıca fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinin konusudur.

Kadastro Mahkemesi

Kadastro mahkemesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca kadastro çalışmaları sırasında belirlenen sınır ve mülkiyet tespitlerine yapılan itirazlara bakar. Kadastro tutanağı kesinleştikten sonra açılacak davalar ise genel kurallara göre, çoğunlukla asliye hukuk mahkemesinde görülür.

İcra Hukuk Mahkemesi

İcra hukuk mahkemesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre yürütülen takiplerdeki şikayet ve itirazları inceler. İtirazın kaldırılması, icra memurunun işlemine şikayet, istihkak ve ihalenin feshi talepleri buraya yapılır. Borcun varlığı esastan tartışılacaksa ise genel mahkemede itirazın iptali veya menfi tespit davası açılır.

Adli Yargıda Ceza Mahkemeleri

Ceza mahkemeleri, bir suç işlendiği iddiasıyla açılan kamu davalarını yargılayan adli yargı mahkemeleridir. Görevleri 5235 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, suç için kanunda öngörülen cezanın ağırlığına göre belirlenir.

Sulh Ceza Hakimliği

Sulh ceza hakimliği bir yargılama mahkemesi değildir. Soruşturma aşamasında tutuklama, arama, el koyma ve adli kontrol gibi koruma tedbirlerine karar verir; gözaltı kararlarına karşı yapılan itirazları da inceler. Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yapılan itirazları da sulh ceza hakimliği inceler.

Asliye Ceza Mahkemesi

Asliye ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen tüm suçlara bakar. Basit yaralama, hakaret, tehdit, basit dolandırıcılık ve hırsızlığın birçok türü bu mahkemede yargılanır. Ceza davalarının büyük kısmı asliye cezada görülür.

Ağır Ceza Mahkemesi

Ağır ceza mahkemesi, kural olarak kanunda üst sınırı on yıldan fazla hapis cezası öngörülen suçlara ve kanunun ayrıca saydığı bazı suçlara bakar. Kasten öldürme, yağma, nitelikli cinsel saldırı ve uyuşturucu ticareti bunlara örnektir. Mahkeme bir başkan ve iki üyeden oluşan heyetle çalışır.

Çocuk Mahkemesi ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış çocukların yargılanması, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca çocuk mahkemelerinde ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde yapılır. Bu mahkemeler korunma ihtiyacı olan çocuklar için tedbir kararları da verir. Duruşmalar kapalı yapılır.

İcra Ceza Mahkemesi

İcra ceza mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen suçlara ve disiplin hapsi gerektiren eylemlere bakar. Mal beyanında bulunmama, nafaka borcunu ödememe ve icra dairesinde verilen ödeme taahhüdünü ihlal gibi kanunda sayılan hallerde şikayet bu mahkemeye yapılır.

Ceza davasında hangi mahkemenin görevli olduğu, savcının iddianamede yaptığı hukuki nitelendirmeye göre belirlenir; yargılama sırasında suçun vasfı değişirse görevsizlik kararı verilebilir. Savunma tarafındaki adımlar için ceza hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

İdari Yargı: İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri

İdari yargı, kamu idaresinin işlem ve eylemlerine karşı açılan davaları gören ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (İYUK) tabi olan yargı koludur. İlk derecede iki tür mahkeme vardır.

İdare Mahkemesi

İdare mahkemesi, idari işlemlerin iptali için açılan iptal davalarına ve idarenin eylem veya işlemi yüzünden uğranılan zararın tazmini için açılan tam yargı davalarına bakar. İmar para cezası, disiplin cezası, ihale kararı, ikamet izni veya vatandaşlık başvurusunun reddi tipik örneklerdir. Dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı bir süre yoksa, kural olarak işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür (İYUK m. 7). Ayrıntılar için idari dava süreçleri yazımıza bakabilirsiniz.

Vergi Mahkemesi

Vergi mahkemesi, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklara bakar: vergi ve ceza ihbarnameleri, ödeme emirleri, emlak vergisi tahakkukları. Vergi mahkemesinde dava açma süresi kural olarak tebliğden itibaren 30 gündür. Bu süreyi kaçırmak, haklı olunan bir uyuşmazlığın bile incelenmeden reddine yol açabilir.

İstinaf ve Temyiz: Kararın Üst Mahkemede İncelenmesi

Türkiye'de ilk derece mahkemesi kararlarına karşı kural olarak önce istinafa, ardından belirli koşullarda temyize gidilir. Adli yargıda istinaf mercii bölge adliye mahkemeleri, temyiz mercii Yargıtay'dır. İdari yargıda istinafa bölge idare mahkemeleri, temyize Danıştay bakar.

  • İstinaf: Bölge adliye veya bölge idare mahkemesi, dosyayı hem maddi olay hem hukuki değerlendirme yönünden yeniden inceler. Gerekirse duruşma yapar, delil toplar ve yeni bir karar verir.
  • Temyiz: Yargıtay veya Danıştay kural olarak yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar. Olayları yeniden değerlendirmez; kanunun doğru uygulanıp uygulanmadığına bakar.

Hukuk davalarında istinaf ve temyiz süresi kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345 ve m. 361). Ceza ve idari yargıda süreler ve başlangıç anı farklı düzenlenmiştir ve kanun değişiklikleriyle zaman zaman güncellenir; bu nedenle kararı aldığınız gün süreyi teyit etmeniz gerekir. Belirli bir tutarın altındaki kararlar kesindir; bu parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir. Kanun yollarını adım adım anlattığımız mahkeme kararına itiraz rehberimizde dilekçe ve süre konularını ayrıntılı bulabilirsiniz. Ceza dosyalarına özgü kurallar için ceza davalarında temyiz süreçleri yazımıza da bakabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi ve Bireysel Başvuru

Anayasa Mahkemesi, Türkiye'de olağan kanun yollarının üzerinde yer alan bir mahkeme değildir; bir davanın "dördüncü derecesi" olarak çalışmaz. Görevi, kanunların Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanındaki bir temel hakkın ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuruları incelemektir (Anayasa m. 148).

Bireysel başvuru için önce bütün olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Başvuru, 6216 sayılı Kanun uyarınca kural olarak başvuru yollarının tüketildiği, uygulamada nihai kararın öğrenildiği tarihten veya başvuru yolları yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılır. Makul sürede yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı en sık ileri sürülen ihlallerdir. Anayasa Mahkemesi ihlal bulursa çoğunlukla yeniden yargılama veya tazminata hükmeder; ilk derece mahkemesinin yerine geçip uyuşmazlığın esasını kendisi çözmez. Konunun ayrıntıları için insan hakları ve anayasal davalar yazımıza bakabilirsiniz.

Dava Açmadan Önce: Zorunlu Arabuluculuk

Türkiye'de bazı uyuşmazlıklarda mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; bu yapılmadan açılan dava usulden reddedilir. Bu kapsamdaki uyuşmazlıklar yıllar içinde genişlemiştir ve uygulamada şu başlıkları içerir:

  • İşçi ve işveren arasındaki işçilik alacakları ve işe iade talepleri;
  • Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalar;
  • Tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kalan tüketici uyuşmazlıkları;
  • Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşuluk hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı.

Bu liste kanun değişiklikleriyle değişebilir ve her başlığın istisnaları vardır; örneğin bazı kira davalarında (icra yoluyla tahliye gibi) arabuluculuk aranmaz. Somut uyuşmazlığınızın kapsamda olup olmadığını dava açmadan önce kontrol etmek gerekir. Konuyu dava şartı arabuluculuk ve arabuluculuğun zorunlu olduğu durumlar yazılarımızda ayrıntılı anlattık. Kayıtlı arabulucu olarak yürüttüğümüz süreçler hakkında bilgiyi arabuluculuk sayfamızda bulabilirsiniz.

Görev ve Yetki: Hangi Davaya Hangi Mahkeme Bakar?

Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler. Görev kuralları kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Yetki ise kural olarak davalının yerleşim yerine göre belirlenir (HMK m. 6); taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12).

UyuşmazlıkGörevli mahkemeKural olarak yetkili yer
Kira tahliyesi, kira tespitiSulh hukuk mahkemesi (kural olarak önce arabuluculuk)Davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa yeri
Ortaklığın giderilmesiSulh hukuk mahkemesi (önce arabuluculuk)Taşınmazın bulunduğu yer
Tapu iptal ve tescilAsliye hukuk mahkemesiTaşınmazın bulunduğu yer (kesin yetki)
Trafik kazası tazminatıAsliye hukuk mahkemesiDavalının yerleşim yeri veya kazanın olduğu yer
Boşanma, velayet, nafakaAile mahkemesiEşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer
Kıdem tazminatı, işe iadeİş mahkemesi (önce arabuluculuk)Davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer
Şirketler arası ticari alacakAsliye ticaret mahkemesi (önce arabuluculuk)Davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa yeri
Ayıplı ürün, banka masrafıTüketici mahkemesi (çoğu durumda önce arabuluculuk) veya tüketici hakem heyetiTüketicinin yerleşim yeri de seçilebilir
Marka veya patent ihlaliFikri ve sınai haklar hukuk mahkemesiKanundaki özel yetki kurallarına göre
İcra takibine itiraz, şikayetİcra hukuk mahkemesiTakibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer
Ceza davasıAsliye ceza veya ağır ceza mahkemesiSuçun işlendiği yer
İdari işlemin iptaliİdare mahkemesiKural olarak işlemi yapan idarenin bulunduğu yer
Vergi ihbarnamesi, ödeme emriVergi mahkemesiKural olarak işlemi yapan vergi dairesinin bulunduğu yer

Tablo genel kuralları gösterir; özel kanunlar ve sözleşmedeki yetki şartları sonucu değiştirebilir. Görevsiz bir mahkemeye açılan dava kaybedilmez, ancak mahkeme görevsizlik kararı verir ve dosya görevli mahkemeye gönderilir; hukuk davalarında bunun için kesinleşmeden itibaren iki hafta içinde başvurmak gerekir (HMK m. 20). Karanfiloğlu Hukuk Bürosu'nda İstanbul'da incelediğimiz dosyalarda en sık karşılaştığımız gecikme nedenlerinden biri, kira veya tüketici uyuşmazlığının yanlış mahkemeye açılmasıdır. Sizin uyuşmazlığınızın hangi mahkemeye ait olduğu; tarafların sıfatına, sözleşmenin niteliğine ve talebin konusuna göre değişir; bir avukat bunu kısa bir görüşmede değerlendirebilir. Dava açma aşamalarını Türkiye'de dava nasıl açılır yazımızda anlattık; aile ve miras gibi medeni hukuk konuları için medeni hukuk sayfamıza da bakabilirsiniz.

UYAP: Mahkeme Dosyanızı Elektronik Ortamda Takip Etmek

UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi), Türkiye'deki tüm mahkemelerin, savcılıkların ve icra dairelerinin kullandığı Adalet Bakanlığı'na ait elektronik dosya sistemidir. Taraflar dosyalarına e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portal üzerinden erişebilir; avukatlar ise Avukat Portal'ı kullanır.

UYAP üzerinden dosyanın safahatını, duruşma tarihlerini ve verilen kararları görebilir, harç ödeyebilir ve bazı durumlarda elektronik dilekçe gönderebilirsiniz. Mahkeme tebligatları ise giderek artan biçimde e-Tebligat yoluyla yapılmaktadır. Elektronik tebligat, gönderildikten sonra kanunda belirtilen sürenin sonunda açılmasa bile tebliğ edilmiş sayılır. Bu nedenle e-Tebligat adresi olan herkesin hesabını düzenli kontrol etmesi gerekir; istinaf süresinin farkında olmadan geçmesi bu yüzden yaşanabilir. Uygulamada Karanfiloğlu Hukuk Bürosu'na başvuran yurt dışında yaşayan müvekkillerin önemli bir kısmının e-Devlet erişimi olmadığını görüyoruz; bu durumda dosya takibi vekil aracılığıyla yapılır.

Özet: Türkiye'de Mahkeme Türleri Bir Bakışta

Türkiye'de mahkemeler adli yargı ve idari yargı olmak üzere iki ana kola ayrılır; Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi bu kolların dışında özel görevler üstlenir. Adli yargıda hukuk ve ceza mahkemeleri, idari yargıda idare ve vergi mahkemeleri ilk derecede karar verir; istinaf bölge mahkemelerinde, temyiz Yargıtay ve Danıştay'da yapılır. Doğru mahkemeyi seçmek, zorunlu arabuluculuğu atlamamak ve süreleri UYAP ile takip etmek, bir davanın gereksiz yere uzamasını önleyen üç temel adımdır.

İstanbul'da Bir Avukatla Görüşün

Kendi durumunuza ilişkin tavsiye almak isterseniz, Karanfiloğlu Hukuk Bürosu, Türkiye genelinde yabancı ve Türk müvekkillere hizmet veren İstanbul'da kayıtlı bir hukuk bürosudur. Bize +90 532 659 35 11 numaralı telefon veya WhatsApp üzerinden, karanfiloglu.lawyer@gmail.com e-posta adresiyle ulaşabilir ya da Merkez Mah. Hasat Sk. No:12, 34384 Şişli / İstanbul adresimizi ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca iletişim sayfamızdan da bize yazabilirsiniz. Durumunuzu görüşmek için bizimle iletişime geçin.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye'de mahkemeler kaça ayrılır?

Türkiye'de mahkemeler adli yargı ve idari yargı olmak üzere iki ana kola ayrılır. Bunların dışında Anayasa Mahkemesi ve iki yargı kolu arasındaki görev uyuşmazlıklarını çözen Uyuşmazlık Mahkemesi bulunur. Askeri yargı, 2017 Anayasa değişikliğiyle barış zamanı için kaldırılmıştır.

Mahkeme türleri nelerdir?

Adli yargıda sulh hukuk, asliye hukuk, aile, iş, ticaret, tüketici, fikri ve sınai haklar, kadastro ve icra hukuk mahkemeleri ile sulh ceza hakimliği, asliye ceza, ağır ceza, çocuk ve icra ceza mahkemeleri vardır. İdari yargıda ilk derece mahkemeleri idare ve vergi mahkemeleridir.

Asliye hukuk ile sulh hukuk mahkemesi arasındaki fark nedir?

Asliye hukuk mahkemesi genel görevli mahkemedir ve kanunda başka bir mahkemeye verilmemiş her hukuk davasına bakar. Sulh hukuk mahkemesi ise kira davaları, ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması ve mirasçılık belgesi gibi kanunda sayılan belirli işlere bakar.

Ağır ceza mahkemesi hangi davalara bakar?

Ağır ceza mahkemesi kural olarak kanunda üst sınırı on yıldan fazla hapis cezası öngörülen suçlara ve kanunun ayrıca saydığı bazı suçlara bakar. Kasten öldürme ve yağma bunlara örnektir; diğer suçlar asliye ceza mahkemesinde görülür.

İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?

İstinafta bölge adliye veya bölge idare mahkemesi dosyayı hem olaylar hem hukuk yönünden yeniden inceler. Temyizde ise Yargıtay veya Danıştay kural olarak yalnızca kararın hukuka uygunluğunu denetler. Hukuk davalarında her iki süre de kural olarak tebliğden itibaren iki haftadır.

Yanlış mahkemede dava açarsam ne olur?

Davanız kaybolmaz, ancak mahkeme görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Hukuk davalarında bu karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde başvurarak dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini istemeniz gerekir; aksi halde dava açılmamış sayılabilir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ne zaman yapılır?

Bireysel başvuru, olağan kanun yolları tüketildikten sonra, kural olarak nihai kararın öğrenilmesinden veya başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılır. Anayasa Mahkemesi davanın esasını yeniden çözmez, yalnızca temel hak ihlali olup olmadığını inceler.

Mahkeme dosyamı nasıl takip edebilirim?

Mahkeme dosyanızı e-Devlet şifrenizle UYAP Vatandaş Portal üzerinden takip edebilirsiniz. Burada duruşma tarihlerini, dosyadaki evrakı ve kararları görebilir, harç ödeyebilirsiniz. Avukatla temsil ediliyorsanız dosya ayrıca vekiliniz tarafından Avukat Portal üzerinden izlenir.

Yazar Hakkında

Kaan Karanfiloğlu, Türkiye genelinde Türk ve uluslararası müvekkillere hizmet veren İstanbul merkezli kayıtlı bir hukuk bürosu olan Karanfiloğlu Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukattır (Sicil No. 58270) ve Türkiye Barolar Birliği üyesidir (No. 133074); aynı zamanda kayıtlı arabulucudur (Sicil No. 41909). 2017'den bu yana Türkiye'de avukatlık yapmaktadır. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2016 yılında mezun olmuştur ve müvekkillere Türkçe, İngilizce ve Fransızca danışmanlık vermektedir; büro, Rusça ve Çince konuşan müvekkillere büroda çalışan anadili bu dilleri olan danışmanlar aracılığıyla hizmet vermektedir.

Sorumluluk Reddi: Bu makale Türk hukuku hakkında genel bilgi sunmakta olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yasalar, yönetmelikler, resmi ücretler ve prosedürler zamanla değişmekte ve her durum farklılık göstermektedir. Kendi koşullarınıza ilişkin tavsiye almak için lütfen nitelikli bir avukata danışın. Bu makaledeki bilgilere dayanılarak uğranılan herhangi bir zarardan sorumluluk kabul edilmez.

Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İlgili yayınlar

İletişimAraWhatsApp